Deniz Zeyrek: Öcalan'la TBMM Başkanvekili seviyesinde bir görüşme yapıldığını not etmenizi istiyorum

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Asıl konuya girmeden sizden öncelikle Sırrı Süreyya Önder’in TBMM Başkanvekili olduğunu, Öcalan’la TBMM Başkanvekili seviyesinde bir görüşme yapıldığını bir kenara not etmenizi istiyorum.

TBMM Başkanvekili seviyesinde bir görüşme yapan Öcalan, kamuoyuna yayınlanmak üzere gönderdiği mesajda, kendisini adeta bir siyasi lider olarak konumlandırmış ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’yi kendisiyle iş birliği yapmak isteyen iki siyasi lider gibi yansıtmış.

“Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim” ifadesiyle kendisini Cumhur İttifakı’nın yeni ortağı gibi konumlandırmış.

Erdoğan ve Bahçeli’nin bu konumlanmaya itirazı yoksa benim de olmaz.

Zira gelişmelere Türkiye’nin geleceği açısından bakıyorum.

Öcalan’ın mesajlarının kamuoyuna yansıtıldığı saatlerde Suriye’nin yeni lideri Ahmet Eş Şara (Golani) da HTŞ’yi ve diğer grupları feshedeceklerini duyurup YPG/PKK’nın baskın olduğu Suriye Demokratik Güçleri’yle de görüştüklerini açıklıyordu. Şara ayrıca “Kürtler, Suriye bileşenlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ülkemizin bölünmemesi gerekir” diyordu.

Öcalan’ın bir “aktör” olarak devreye sokulduğu Türkiye’deki yeni gelişmelerle Şara’nın son açıklamalarını birlikte görmek gerektiğine inanıyorum.

Zira DEM Parti ya da Kandil üzerinde yüzde yüz bir etkisi olmayan Öcalan’ın SDG yöneticisi Ferhat Abdi Şahin’i tam anlamıyla kontrol edebildiğini herkes biliyor.

Deniz Zeyrek’in yazısı