Öyle teksir kağıdıyla, fotokopi sayısıyla, gariban memurların kullandığı servis ve yemekhanelerde, lojmanlarda, çay ocaklarında yapılacak tasarrufla bu işin olmayacağını Şimşek de Yılmaz da gayet iyi biliyor.
Yılmaz ve Şimşek, vatandaşa hizmet edecek yatırımların (atık su tesisi inşası gibi) askıya alınmasıyla tasarruf olmayacağını da bizden iyi biliyor.
O nedenle, sizden bugün açıklanan paketi dikkatle izlemenizi rica ediyorum.
Bakın bakalım, Rönesans, Limak, Kalyon, Cengiz ve İCTAŞ gibi yandaş firmalara verilmiş kamu ihalelerine, KÖİ projelerine dokunuluyor mu? O şirketlerin vergi borçlarının silinmesinden vazgeçiliyor mu?
Bakın bakalım, Merkez Bankası’na 818 milyar lira zarar olarak yazılan Kur Korumalı Mevduat sonlandırılıyor mu?
Bakın bakalım, Cumhurbaşkanı’nın oturduğu Beştepe Sarayı’nın masrafları kısılıyor mu? Erdoğan’a tahsis edilmiş bütün sarayların (Beştepe, Okluk, Ahlat, Dolmabahçe, Yıldız), köşklerin (Vahdettin, Huber, Florya), kasrların (Aynalıkavak, Beykoz, Divanhane) bu ülkenin vergi verenlerine faturası ne kadar oluyor?
Bakın bakalım, Erdoğan başta olmak üzere sivil ve asker bürokrasinin konvoyları, uçakları, helikopterleri azalıyor mu?
Bakın bakalım, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a “Audi A8 fazla, Passat’a binin” denilebiliyor mu?
Eğer bunlar yapılmıyorsa, iş teksir, fotokopi, çay ocağı, personel servisiyle sınırlandırılıyorsa gerisine dokunulmuyorsa lütfen iktidara sorun:
“Bu nasıl tasarruf?”
Ardından da haykırın “Fotokopiden, servisten, hizmetten değil, saraylardan, konvoylardan, uçaklardan, yandaşa verilen ihalelerden tasarruf!”