Deniz Zeyrek: Erdoğan ve ekibi çok erken bir sevinç yaşıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Gazetecilik hayatının önemli bölümünü dış politika muhabiri olarak geçirmiş ve Türkiye- ABD ilişkilerini yakından izlemiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

Erdoğan ve ekibi çok erken bir sevinç yaşıyor.

Trump’ın iniş çıkışlarının Türkiye’yle ilişkilere de yansıyacağı, Türkiye-ABD ilişkilerinin bu çerçevede büyük savrulmalar yaşayabileceği ihtimaline de hazırlıklı olmak lazım.

Ankara’nın düşebileceği en büyük yanılgı Erdoğan’ın ikili ilişkilerle Trump’ın desteğini kolaylıkla kazanabileceğine inanması olur.

Trump popülist ve pragmatist bir lider olarak önce kendisini ve ülkesini düşünür.

Türkiye’nin Suriye’deki pozisyonu, Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri, Türkiye’nin Rusya’yla dostluğu, Türkiye’nin Arap dünyasıyla kurmaya çalıştığı ekonomik bağ, Türkiye’nin BRICS’e üyelik başvurusu her zaman Trump yönetiminin radarında olacaktır.

Trump’ın İran alerjisiyle atacağı adımlar her zaman Türkiye’nin zararına sonuçlar doğuracaktır.

Trump döneminde Türkiye ile ABD’nin çıkarları çatışırsa karşılaşılabilecek gelişmelerin sınırlarını da Trump’ın Ankara’ya “Ekonominizi bitiririm” dediği günleri anımsayarak tahmin edebiliriz.

Ez cümle Trump dönemi Türkiye için Biden döneminden iyi olabilir ama daha da kötü olmaması için öngörülebilir bir zemin yok.

İktidar bu karşılıksız sevinçten vazgeçip ihtiyatlı hareket etmelidir.

Deniz Zeyrek’in yazısı