Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, yani umut hakkının önünün açılması halinde, Öcalan’ın bir gün “şartlı tahliye” hakkından da yararlanması gündeme gelebilir.
Bakın ev hapsi, bir çeşit infaz, hatta tutukluluk halidir.
Şartlı tahliye ise dışarıda yeniden suça bulaşmamak, suç işlememek gibi şartları yerine getirerek tamamen serbest kalmayı öngörüyor.
DEM heyeti, meseleyi umut hakkı üzerinden ele alıyor. Erdoğan “ev hapsini o da istemiyor” diyor ama DEM’de Öcalan’ın örgütü lağvettikten sonra ev hapsine çıkarılması, hatta serbest kalması gibi bir beklenti mevcut.
Zaten, kaynaklarımın anlattığına göre, 2013’te başlayan çözüm sürecinde Öcalan’ın cezaevi koşulları iyileştirilmiş, kaldığı kapalı bölüm genişletilmiş, avlu gibi kullandığı yer 25 metrekarelik bir bahçeye dönüşmüş.
Belli ki MHP ve AK Parti tabanından Öcalan’ın özgür kalacağına dair haberler yüzünden büyük tepki geliyor.
Zaten anketlerde de insanların yüzde 60’ından fazlası yeni çözüm sürecine karşı çıkıyor.
Erdoğan’ın “Ev hapsi mev hapsi olmayacak” sözleri tabandaki tepkileri yumuşatır mı bilmiyorum.
Ancak, Bahçeli’nin vadettiği “Umut Hakkı” ev hapsinden çok daha fazlasını ifade ediyor.
İnanmıyorsanız AİHM’in verdiği umut hakkı kararlarının detaylarına bir bakın.