İşsizlik yüzde 14’e çıkmış, o da resmi rakamlarla. İşgücüne katılım oranı, gelişmiş dünyaya göre daha düşükken hem de. Genç işsizliği daha da vahim; yüzde 27’yi aştı. Yeni sistemin ilk yılında genç işsizliği 7 puan arttı. Ama kusura bakmayın, canınızı bunlarla sıkmayayım şimdi. Sahi, Saray’a kim gitti?
Pahalılık dört koldan hayatı kuşatıyor. Kış kapıda, ısınmak ayrı dert. Geçinemeyenlerin intihar haberleriyle sarsılıyoruz, ama o intihar haberlerinin şu “Saray’a kim gitti?” tartışmasının onda biri kadar bile gündeme getirilmediğini görüyoruz. Tesadüf mü, tercih mi? Tamam tamam, Saray’a kim gitti?
Uzatmaya uzatırım da, listeyi bitiremeyiz. Sözün özü belli: “Saray’a kim gitti” sorusu yerine, her gün hayatımıza etki eden, yeni ve keyfi sisteme dayalı onlarca kararı, “Saray’dan ne geldi” sorusunu tartışsaydık, şimdi bu halde olur muyduk?