Deniz Ülke Kaynak: 'Caydırıcılık enflasyonu'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Politik psikoloji alanının önem­li isimlerinden Robert Jervis, ulus­lararası politikada önemli olan şe­yin gönderilenden çok karşı tara­fın aldığı mesaj olduğunu söyler. Yani ne söylediğiniz değil bundan ne anlaşıldığı önemlidir. Devletler de tıpkı insanlar gibi kendi davra­nışlarını savunmacı ve haklı ola­rak görürken, karşı tarafın haksız ve saldırgan olduğunu düşünürler. Bu bakımdan silahlanma ve aske­ri güç kapasitesini artırma arzusu özünde varlığını koruma eğilimin­den gelir. Yani silahlanmanın hede­fi aslında karşı tarafı caydırmaktır. Ancak karşı tarafın bunu bir sal­dırganlık olarak okuması da müm­kündür ve bu durum başka bir gü­venlik ikileminin kaynağına dönü­şür. Güvende olmak için girişilen silahlanma arzusu karşı tarafı te­tiklerse başlayan rekabet, herkesin güvenlik üretmeye çalıştığı güven­siz bir sistem haline gelebilir. Buna “caydırıcılık enflasyonu” demek de mümkündür.

Tıpkı para gibi askeri güç kul­lanımı ve tehdit de aşırı kullanım nedeniyle şimdilerde psikolojik bir değer kaybına uğramış durum­da. Kırmızı çizgiler, masaya yayı­lan tüm seçenekler, ağır yaptırım­lar, askeri operasyonlar artık cay­dırıcılık sağlamıyor. Korkular artık daha yönetilebilir halde. Büyük güçler açısından caydırıcılık ilke­si birbirlerine karşı işlevsel olsa da bölgesel aktörleri durduramıyor. Lakin bu durum birbirlerine karşı kullanmaktan imtina ettikleri son seçeneklerin masaya sürülmesi ih­timalini de yaratıyor olabilir. Bu da sistemin küçük aktörleri için hayra alamet değil.

Deniz Ülke Kaynak’ın yazısı