HDP eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı ve tahliye kararı çıkan ana davanın duruşmasına SEGBİS’le katılarak, “Şu anda şu duruşma salonunda olmamızın nedeni bir yargılama değil, iktidarın ve özellikle de AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi emellerinin gerçekleşmesi amacıyla, önünün açılması için yapılmış çalışmalardan biridir” dedi.

Demirtaş’ın dosyasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire’de görüşülmesine günler kala Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi oybirliğiyle tahliye kararı vermişti. Avukatların, tutukluluk süresini kesinleşen cezadan mahsup etme ve tahliye talebinin ardından Ankara başsavcılığı ana dava kapsamındaki farklı bir dosyayı gündeme getirerek Demirtaş hakkında ana davada hakkında yargılandığı ‘6-8 Ekim olayları’ndan tutuklama istemişti.
Demirtaş savunmasına şöyle başladı: “Dosyama iki duruşma arası açık bir karartma uygulanıyor. Bunun Adalet Bakanlığı talimatıyla olduğuna dair şüphelerim, iddialarım var. İleride de bunu belgelemeye çalışacağız. Görünen o ki hem Saray’da hem Adalet Bakanlığı’nda kurulan Demirtaş – Yüksekdağ Masası böylesi bir uygulama sürdürüyor. Bu da dava evraklarına delillere ulaşmamızı imkansız ya da zor hale getiriyor. Bu adil yargılanma hakkı ihlalidir. Açık bir şekilde savunma hakkının kısıtlanmasıdır.”
‘Demirtaş’ın susturulmasına karar verilmiştir’ diye bir karar yazarsanız söz veriyorum sonra konuşmayacağım’
Dosyanın ne olduğunun sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da ve dünyanın birçok yerinde tartışıldığını söyleyen Demirtaş, “Ne zaman ki siz şunu yazarsanız: ‘Selahattin Demirtaş’ın susturulmasına karar verilmiştir’ diye bir karar yazarsanız söz veriyorum ondan sonra konuşmayacağım, mütalaa için dosyayı tebliğ edebilirsiniz. Ama bunun dışında benim söz hakkımı savunma hakkımı kesmeyin” dedi.
Eski HDP lideri, ‘bu davanın daha çok su kaldıracağını’ ifade ederek, “Yargıtay aşamasında, Anayasa Mahkemesi’nde bu dosya çok tartışılacak. Anayasal düzen tasfiye ediliyor, de facto tek adam rejimi kuruluyor. Bunun önündeki engel ne? Muhalafet. Sadece HDP değil, karşı çıkan herkes hedefte” diye konuştu.
‘Tek adam rejimi 15 Temmuz’un yarattığı travma nedeniyle kurulabildi’
Demirtaş sözlerine şöyle devam etti: “Peki bu tek adam rejimi nasıl kurulabiliyor? Tarihte çok örneği var, 15 Temmuz darbe girişiminin yarattığı şok ve travma. 15 Temmuz sonrasında devlet kurumlarının donup kalması ve kurum olmaktan çıkması. Devlet 15 Temmuz’dan sonra yeniden inşa edilmemiş, bütün kurumları tasfiye edilmiştir. Oluşan boşluğa da kaos düzeni ikame ediliyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne engel olarak çıkan herkes; bu bir muhtar da olabilir, bir partinin eş genel başkanı olabilir, bir eski başbakan ya da cumhurbaşkanı da olabilir, üniversite öğrencisi olabilir, fark etmez. Sistem, tamamının bastırılması üzerine kuruludur.”
Demirtaş, dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından başka HDP’li milletvekilleriyle birlikte Kasım 2016’da ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak‘, ‘terör örgütü üyesi olmak’, ‘silahlı terör örgütüne üye olmak‘, ‘örgüt adına suç işlemek‘ iddialarıyla gözaltına alınmış, ardından da tutuklanmıştı.
Hakkında 33 dava açılan ve 142 yıla kadar hapsi istenen Demirtaş’ın avukatlarının uzun tutukluluk süresini gerekçe göstererek yaptıkları başvuru, AİHM tarafından Kasım 2018’de kabul edilmiş ve Demirtaş’ın serbest bırakılması ve tutuksuz yargılanması gerektiği yönünde karar verilmişti.
Yargı reformu kapsamında Yargıtay yolunun açılmasıyla avukatların yaptığı başvuru üzerine eski HDP lideri hakkında tahliye kararı verilmiş ancak Ankara başsavcılığı tarafından 20 Eylül 2019 tarihinde 6-7 Ekim 2014 yılında gerçekleşen ‘Kobani eylemleri’ gerekçesiyle soruşturma başlatılmış, ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’, ‘nitelikli kasten adam öldürmek’, ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek’, ‘yağma’ ve ‘kişi hürriyetinden yoksun kılma’ gerekçeleriyle tutuklanmasına karar verilmişti.