Demirtaş: Kardeşlik hukukuna ilişkin tek bir adım bile atılmadı

Eski HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, ‘süreç’ için “Kardeşlik hukuku ve duygusu onarılmalıydı. İşte buna ilişkin etkili, sonuç alıcı tek bir adım bile atılmadı” dedi.

Selahattin Demirtaş. Fotoğraf: Wikipedia

Demirtaş, Kasım 2016’dan bu yana tutuklu.

T24’e yazan Demirtaş, Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan için “Gelsin DEM Parti grup toplantısında konuşsun” demesiyle başlayan ve geçtiğimiz günlerde PKK’nın Türkiye’deki güçlerini geri çekmesine kadar uzanan süreçle ilgili özetle şunları söyledi:

‘Kardeşlik hukuku duygusu da onarılmalıydı’

* Şimdi soru şudur: Süreç sadece ‘güvenlik’ başlığından ve ‘güvenlik’ başlığı da sadece silahtan mı oluşuyor? Bu soruya evet cevabı verenler ya ‘güvenlik’ kavramını ya da süreci hiç anlamamış, en azından bizim anladığımız şekilde anlamamış demektir. 

* Oysa sürecin kilit kavramı ‘silah’ değil ‘kardeşlik’tir. Silah, kardeşlik hukukunu örselediği, kanattığı için tabii ki öncelikle silah aradan çıkmalıydı. Bununla eş zamanlı olarak da kardeşlik hukuku ve duygusu onarılmalıydı. İşte buna ilişkin etkili, sonuç alıcı tek bir adım bile atılmadı. Çıkarılması gereken yasalardan söz etmiyorum, henüz o konuda da ilerleme olmadı ancak yasadan önce yapılması gereken şey, duyguda birliği sağlamaya yönelik çalışmalardır, bunlar yapılmadı.

* Peki bu belirttiklerimi sağlamak için neler yapabilirdik ya da yapabiliriz? Ben aklıma ilk gelenleri sıralayayım, siz ekleyin, genişletin lütfen. Mesela Meclis Komisyonu aylarca ‘dinleme’ adı altında top çevirmek yerine şunları yapsaydı çok daha etkili olmaz mıydı?

• Liderler ve komisyon üyeleri; Adnan Menderes’in, Alparslan Türkeş’in, Orhan Doğan’ın ve Mehmet Sincar’ın mezarlarını ziyaret edip oradan Anıtkabir’e gitselerdi.

• Konya’da Mevlana’yı, Doğubayazıt’ta Ehmedê Xanî’yi ziyaret etselerdi.

• Diyarbakır’da Amedspor ile Trabzonspor arasında bir kardeşlik maçı organize etselerdi. Tüm Diyarbakır, Trabzonspor ve Amedspor bayraklarıyla donatılsaydı. Karadeniz’den akın akın gelen kardeşlerimiz Diyarbakırlıların evlerinde misafir edilselerdi, stadyuma maçı izlemeye birlikte gitselerdi. Vanspor, aynı şekilde Kayserispor’a konuk olsaydı ve Kürt kardeşlerimiz akın akın Kayseri’ye gidip evlerde misafir olsalardı.

• Milli futbol takımı, bir maçını Diyarbakır Stadyumu’nda oynasaydı ve Diyarbakırlılar Milli Takım’a canı gönülden sahip çıksalardı.

• Bir otobüs dolusu genç Edirne’den, bir otobüs genç de Hakkari’den yola çıksaydı, Anıtkabir’de buluşup Türkçe ve Kürtçe bir kardeşlik bildirisi okusalar, bildiriyi Anıtkabir defterine de yazsalardı.

• Bir otobüs dolusu genç İzmir’den, bir otobüs de Kars’tan yola çıksa ve Çanakkale Şehitliği’nde buluşup kardeşlik bildirisini Türkçe ve Kürtçe okusalar, oradan beraberce Ankara’ya, Meclis’e gelip bildiriyi Meclis Başkanı’na teslim etselerdi.

• Kültür Bakanlığı’nın girişimiyle yedi bölgede kardeşlik konserleri düzenlense ve TRT sanatçıları ile Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçıları aynı sahnede Türkçe ve Kürtçe kardeşlik türküleri, şarkıları söyleselerdi.

• Milli Eğitim Bakanlığı’nın girişimiyle Kürtçe – Türkçe ve Türkçe – Kürtçe sözlük ile gramer kitabı basılsaydı ve tüm öğrencilere ücretsiz dağıtılsaydı.

• Bursa Ulu Camide ve Diyarbakır Ulu Cami’de aynı anda Türkçe ve Kürtçe kardeşlik hutbesi okunsaydı.

• Evlatlarını çatışmalarda kaybetmiş Türk ve Kürt anaları kol kola girip beraberce mezarlıkları ziyaret etselerdi, akşamına da Beştepe’de Cumhurbaşkanı tarafından ağırlansalardı.

‘Kürt–Türk kardeşliği pekiştirilmeden, üstüne Türk–Türk ayrışması eklendi’

* Bunlar yapılmadı ama başta da belirttiğim gibi bol bol dinleme yapıldı. Orada burada gereksiz yere sloganlar atıldı, televizyonlarda konuşanlar ağızlarının ayarını tutturamadılar; hakaretler, tehditler, şantajlar, ekranlardan halkın üstüne boca edildi. 

* Yetmedi, muhalefete yönelik ve özellikle CHP’yi hedefe koyan ‘mutlak butlan, iptal, tutuklama, kayyım, casusluk, rüşvet’ operasyonlarıyla ayrışma iyice derinleştirildi. 30 yıllık hapis cezalarını bitirmiş siyasi mahpuslar, hasta mahpuslar bile cezaevinden çıkamadılar. Kayyım atanmış tek bir belediye bile halka iade edilmedi. Kürt–Türk kardeşliği pekiştirilmeden, üstüne Türk–Türk ayrışması eklendi.

DEM Parti heyeti ve Erdoğan üçüncü kez bir araya geldi

DEM Parti: Birinci aşama tamamlandı, ikinci aşamaya geçiş zamanı

PKK silah bırakma ve fesih kararı aldığını duyurdu