DEM Partili Koçyiğit, Öcalan'ın 'bazı Suriye değerlendirmeleri'ni paylaştı

Komisyonla İmralı Cezaevi’ne giden DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te okunan ‘özet tutanak’ta PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Suriye’ye ilişkin geniş değerlendirmelerinin olmadığını söyledi.

Koçyiğit ardından ‘Öcalan’ın Suriye’ye dair bazı değerlendirmeleri’ni aktardı.

Fotoğraf: DEM Parti

PKK’nın silah bırakma süreci için kurulan komisyonun AKP, MHP ve DEM Partili birer üyesi, 24 Kasım’da İmralı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmüştü.

Süreç için kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ dün 19’uncu kez toplanmış, üyelere Öcalan’la yapılan görüşmenin ‘özet tutanağı’ okunmuştu.

Tutanakta Suriye’ye ilişkin kısım şu şekildeydi:

“Hüseyin Yayman tarafından Suriye konusunda sorulan sorulara; SDG’nin 10 Martta anlaşma yaptığı, anlaşmanın sekiz madde olduğu, bunları esas aldıklarını, Suriye başta olmak üzere bölgedeki İsrail’in hamlelerine karşı çok dikkatli olunması gerektiğini, Suriye için üniter yapı ve yerel demokrasi benimsediğini söylemiş, yerel savunma gücünün olup olmayacağını sorusuna cevap olarak, savunma gücü yok, asayiş kapsamında güçler yani ‘polis gibi’ cevabını vermiştir.”

DEM Parti dün tutanağın hazırlanmasında İmralı’ya giden Koçyiğit’in dahli olmadığını açıklamış, şöyle şerh düşmüştü:“Görüşmenin içeriğinin parça parça, eksik ve öznel yorumlarla aktarılması; Öcalan’ın süreçteki tarihsel rolünü daraltma ve tartışmaya açma riskini barındırmaktadır.”

Koçyiğit de T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuştu ve “Bu metnin dizaynında hiçbir dahlimiz yoktur. Bilgisine de sahip değildik, dün öğrendik” dedi.

Tutanakta Öcalan’ın Suriye’ye ilişkin geniş değerlendirmelerinin olmadığını söyleyen Koçyiğit, ardından ‘PKK liderinin bazı değerlendirmeleri’ni aktardı.

Koçyiğit’in açıklamalarının ilgili kısmı özetle şu şekilde:

Bahsettiği bir güç merkezi orduya katılacak bir diğer güçse asayişi sağlayacak

“(Öcalan) Askeri gücün (SDG), orduya (Suriye ordusuna) entegre olabileceğini, onun dışında da bölgenin kendi asayiş güçleri olabileceğini söylüyor. Hatta bunu konuşurken ‘Türkiye’de sanırım bekçiler var’ dedi. Bahsettiği şu; bir güç merkezi orduya katılacak bir diğer güç ise yerel savunma hattını yapacak ve asayişi sağlayacak.

Suriye’de Hafız Esad döneminden bu yana Esad ailesinin hanedanlığına dair bir değerlendirme yaptı. ‘Bir aile hanedanı oldular. Ve görüyoruz işte Suriye bölgenin en yaralı, en acılı coğrafyası. Bugün de Şara’nın dönüştüğü söyleniyor. Eğer gerçekten dönüştüyse o zaman demokratikleşmenin olması gerekiyor’ dedi. ‘Ama eğer demokratikleşme olmazsa Şara da bir diktatöre dönüşecektir. Öyle bir durumda neler olabileceğini biliyoruz’ dedi.

Sayın Öcalan orada, Suriye’deki bütün halkların kendi kimlikleriyle katılabilecekleri demokratik bir sistemi kastetti. Ama bunun olmaması durumunda olacak şeyi de açık ve net söyledi; bir diktatörlük. Yani başka bir Esad yönetiminin yeni bir isimle, yeni bir formülle devamı.

Sonuçta Sayın Öcalan’ın genel değerlendirmeleri Türkiye açısından da Suriye açısından da Kürt halkı açısından da hep demokrasi vurgusu içeriyor. ‘Demokratik cumhuriyet’ derken de böyle, ‘demokratik komüner birliği’ derken de… Yani demokrasi onun olmazsa olmaz gördüğü temel bakış açısını oluşturuyor. O anlamda Suriye’deki sistem yine bir diktatörlüğe dönüşecekse tabii ki bu diktatörlüğün bir parçası olmayacaktır Kürt güçlerinin kendisi.

(“Öcalan’ın Suriye için yol haritası ne?” sorusu üzerine) Çok açık ve net bir şekilde şunu söyleyebilirim; demokratik bir Suriye. O zaman burada askeri bir sorun da kalmayacaktır. Yani YPG orduya mı entegre olmuş yoksa asayiş mi olmuş hususu ikinci, üçüncü, dördüncü gündem olacaktır. Çünkü zaten demokratik bir birlik sağlanmış olacaktır.

Onların (komisyonun AKP ve MHP’li üyeleri), (Öcalan’a) sormuş olmasında bir beis yok bence. Tüm kamuoyu da (YPG ve SDG’yi kastediyor) tartışıyordu, Komisyonda da çokça konuşuldu. Dönüldüğünde muhtemelen ‘Bunu neden sormadınız?’ denilirdi sormasalardı. Bu soru aslında o anlamıyla niyetten bağımsız olarak doğru bir soru.

Ama dediğim gibi Sayın Öcalan buradaki perspektiflerinde çok açık ve net. Türkiye açısından, Suriye açısından ve Irak açısından demokratik bir sistem arayışı var. Kendi kafasında tasarladığı bir demokratik dönüşüm hedefi var ve bunu Kürtlerin olduğu bütün coğrafyalar için öneriyor açıkçası.

Bu çerçeveden bakılınca Türkiye kamuoyunun çok öncelediği silah meselesi aslında orada bir detaya dönüşüyor. Yani asıl meselenin özünü biz kaçırarak tartışıyoruz.

Sayın Öcalan bir kez daha bize ‘Meselenin özüne dönün’ çağrısı yaptı aslında. Meselenin özü orada nasıl bir sistem olacağı. ‘Şara dönüştüğünü söylüyor. Bu dönüşüm demokratik olacaksa hay hay, bir sorun yok. Ama bu demokratik bir dönüşüm değilse götüreceği yer diktatörlüktür. O diktatörlüğün altında da hiç kimsenin yaşama şansı yoktur’ diye bir belirlemede bulunmuş oldu.

‘Kuzeydoğu Suriye’dekilerle iletişim olanaklarımın artması gerekir’ dedi’

Sayın Öcalan ‘Benim görüşmem gerekir. Ancak görüşerek, konuşarak süreçler yürür. O anlamda benim tabii ki Kuzeydoğu Suriye’nin yönetiminde bulunanlarla iletişim olanaklarımın artması gerekir’ dedi. Ama detay vermedi.

‘Özet tutanakta dahlimiz yok, dün öğrendik’

Bizim üç üye olarak altına imza aldığımız 16 sayfalık bir tutanak (İmralı Cezaevi’ndeki görüşmeyi kastediyor) vardı ve bu tutanak Meclis Başkanlığı’na teslim edildi. Bu yeni çıkan ve özet diye ifade edilen tutanağa hiçbir dahlimiz ve altında hiçbir imzamız yoktur.

Bu metnin dizaynında hiçbir dahlimiz yoktur. Bilgisine de sahip değildik, dün öğrendik. Biz imza altına alınan 16 sayfanın komisyona ve kamuoyuna açıklanması gerektiğini düşünüyorduk.

‘Tutanaktan süzülerek çıkardıkları bölüm, Öcalan’ın görüşlerini yansıtmaktan uzak’

Bu bizim imzayla sunduğumuz tutanaktan süzülerek kendilerince çıkardıkları bölümün, sayın Öcalan’ın bir bütün olarak görüşlerini ve görüşmenin ruhunu yansıtmaktan uzak olduğunu ifade edebiliriz. Sayın Öcalan birçok başlıkta derinlikli değerlendirmeler yaptı.

Biz birebir kendi cümleleriyle yaptığı değerlendirmelerin komisyona yansıması gerektiğini düşünüyoruz. Ama burada bir alıntılama ve dolaylama üzerinden aktarım yapılmış. Yapılması gereken kendi cümlelerinin direkt kamuoyuna ve komisyona aktarılmasıydı.

Burada bir yöntem yanlış olduğunu düşünüyoruz. Çok derin yaptığı değerlendirmeler bir iki cümleyle ve bağlamını yansıtmayacak şekilde özete konulmuş durumda. Bu yöntem doğru değil ve biz de bunu kabul etmiyoruz.

Bizim altına imza attığımız 16 sayfalık tutanağın kamuoyuna açıklanması talebimiz baki. Bu talebi dünkü komisyon toplantısının ardından Meclis Başkanlığına ilettik. Hala bunun yapılmasını bekliyoruz yani.

Suriye bağlamında yaptığı değerlendirme çok genişti. Üniter devlete karşı olmadığını ama Suriye’nin demokratik olması gerektiğini, yerel demokrasinin olmazsa olmaz olduğunu, Şara’nın bugün dönüştüğünü söylediğini ama bu dönüşüm demokratik bir dönüşüm olmazsa bir demokrasi Şara’nın da bir diktatöre dönüşeceğini ve Suriyelilerine yeniden acı getireceğini çok açık ve net bir şekilde söyledi.

Bu özet metinde bunlara dair hiçbir vurgu yok. Çok sıradan bir değerlendirme var, genel geçer ifade edilmiş. Oysaki bu, kamuoyunun en fazla merak ettiği başlıklardan birisini oluşturuyor. Koşullar oluştuğu zaman Suriye meselesinin çözümüne de katkı sunabileceğini söyledi örneğin. O da tam anlamıyla özet metne yansımış değil.

Gerçekten niyeti bilmiyoruz. Neden böyle yapıldığına dair bir fikrimiz yok. Ama yapılanın yanlış olduğunu biliyoruz. Burada çok ciddi bir yöntemsel bir sorun yaşıyoruz. Kamuoyundaki birçok tartışma açısından bugün en şeffaf olunması gereken gün. O görüşmeyi ve tutanağını kamuoyuna ve Komisyon’un bilgisine sunmamayı gerektirecek hiçbir durum yok bizim açımızdan.

DEM Parti, İmralı tutanağı özetine şerh düştü: Hazırlanmasında üyemizin dahli yok

Kurtulmuş ‘İmralı görüşmesi gizli kalmayacak’ demiş

Öcalan ‘Müdahale olgusu bir barış yasasıyla gündemden çıkacaktır’ demiş

Öcalan, ‘Suriye’dekiler de beni dinler’ demiş

Eski AKP’li vekil ‘İmralı notları’nı paylaştı: Öcalan, ‘Süreç hızlanır’ demiş

Komisyon 19’uncu toplantı için yeni tarih açıkladı: 4 Aralık

Komisyon toplantısı ertelendi: Öcalan’la görüşme tutanakları için başvuru