‘Darbe komisyonu,’ ülkedeki cemaatlerin denetlenebilmesi için akredite edilmesini önerdi.

Habertürk’ten Saliha Çolak’ın haberine göre cemaatlerin çoğunun açık, şeffaf ve esnek olmaktan uzak olduğu ve faaliyetlerini gizli biçimde yürüttüğü kaydedilen komisyonun taslak raporunda şöyle dendi: “Bu yapıların toplum yararına çalışıp çalışmadıkları hususunun kim ya da hangi kurumlarca akredite edileceği ciddi bir sorundur. Bu görevin tek başına Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yerine getirilmesi mümkün görünmemektedir. Bu oluşumların sosyal ve dini meşruiyet, denetim, hukukilik, mali yapının şeffaflığı gibi kriterler bakımından akredite edilmesi ve bu tür faaliyetlerin genel bir meşruiyet zemininde yürütülmesinin temin edilmesi, bu alanda üzerinde dikkatle ve etraflıca düşünülmüş hukuki düzenlemeler gerektirmektedir.”
‘Cemaatler iç güvenlik meselesi’
Cemaatlerin Diyanet’ten bağımsız olarak kendi binalarında cuma namazı kıldırdıkları ve hutbe okutup vaaz verdiklerini belirten komisyon, cemaatlerin denetimsizliğini ‘iç güvenlik meselesi’ diye niteledi: “Bu durum, dini bilginin sıhhati ile ilgili olmasının dışında aynı zamanda bir iç güvenlik meselesi haline dönüşmektedir. Bu hususta devletin yeterli düzenlemeleri yapması ve bu tür dini faaliyetlerin de şeffaf, denetlenebilir olması gerekmektedir.”
Laiklik tanımı
Raporda, laiklik tanımı da yapıldı: “Dindarları baskı ve zan altında tutan agresif ve militan laiklik yerine, inanç ve düşünce çoğulculuğunu koruyan ve güvence altına alan bir laiklik algısı üzerinde durulmalıdır. Böylece dini fanatizm ve dogmatizmi besleyen tektipçilik önlenmiş olacaktır.”