Darbe girişiminin ardından CHP, Taksim Meydanı’nda ‘Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi’ düzenledi.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yaklaşık 40 dakikalık bir konuşma yaptığı mitingde “Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihinde yerini alacaktır” dediği 10 maddelik ‘Taksim Manifestosu’nu okudu.
Manifestoda, darbe girişimi lanetlenirken, “Ne darbe ne dikta” denilerek ‘özgürlükçü demokrasi’ vurgusu yapıldı.
Diken mitingde yaşanan gelişmeleri anlık olarak aktardı.
19.04 CHP lideri Kılıçdaroğlu konuşmasını, katılımcılarla birlikte Türkiye’nin dört bir yanına selam göndererek bitirdi.
19.00 Kılıçdaroğlu: “Balyoz davası, Ergenekon Davası, casusluk davasında pek çok subay ve asker gereksiz yere hapse tıkıldı. Silivri zindanlarında yaşadılar hayatlarının bir kısmını. Onlara yapılan haksızlığı hepimiz biliyoruz. İade-i itibar yapmak zorundadırlar. Bir haksızlığı düzeltmek zorundadırlar. Hükümete sesleniyorum, gelin Silivri zindanlarında hayatı mahvedilen o insanların itibarını iade edelim.”

18.55 Kılıçdaroğlu: “Darbe sonrasında emre uyan er ve erbaşların linç edilmesini asla ve asla kabul etmiyoruz, linç edenlerin yargılanmasını istiyoruz. Komutanın verdiği emre bütün erler uyarlar. Her asker bizim başımızın tacıdır. Önümüzdeki süreçte darbeciler yargılanırken, erleri linç edenlerin de yargılanmasını istiyoruz. Bunların takipçisi olacağız.
Darbeye de darbecilere de diktaya da karşıyız. Çağdaş demokrasilerde dördüncü güç medyadır, buradan artık ve net çağrı yapıyorum. Taksim Meydanı’ndan şu çağrıyı yapıyorum. Gelin dördüncü güç olarak medyayı da anayasamıza açıkça yazalım.”

18.50 Kılıçdaroğlu: “15 Temmuz akşamında darbeye karşı direnmek hepimizin ortak görevi oldu. Darbeye karşı çıkan bütün siyasal partilerin genel başkanlarına, onlara destek olan bütün vatandaşlarımı yürekten kutluyorum ve şükranlarımı sunuyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin darbeler tarihine baktığımızda, en ağır bedeli Cumhuriyet Halk Partisi ödemiştir. Demokrasinin kıymetini de darbecilerin ne mal olduğunu da en iyi bilen partiyiz. Bu darbe 15 Temmuz darbesi, Türkiye’nin demokratik, laik sosyal hukuk devletine karşı yapılmış bir darbedir. Demokrasi bir kültürdür, demokrasi insan demektir. İnsana saygı demektir. Demokrasi aynı zamanda laikliktir, din ve vicdan özgürlüğü demektir. Hiç kimsenin inancına müdahale etmemek demektir.”
18.45 Kılıçdaroğlu: “Ulu çınarlarıyla bize gülümseyen meydan. Ağaçların kesilmemesi için gençlerin doğaya sahip çıktığı bir meydan. Bu meydanda Gezi olayları yaşandı ve o olaylarda, ellerinde karanfiller ve kitaplarla, bu ülkenin gençleri, bu ülkenin umudu hep beraber ayağa kalktı.
Ülkemizi seviyoruz, insanlarımızı seviyoruz. Onlarla beraber bir arada kardeşçe yaşamak istiyoruz. Ayrı gayrılığın olmadığı Türkiye’yi inşa edeceğiz. Bugün Lozan Anlaşması’nın kabul edildiği bir gün. Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğunu egemen devletlere kabul ettirdiğimiz bir gün. Özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın tapu senedi olan Lozan’ı hayata geçiren Mustafa Kemal ve arkadaşlarına teşekkür ediyoruz.”
18.35 Kılıçdaroğlu: “Cumhuriyete ve demokrasiye gönül veren vatandaşlarım, 24 Temmuz gibi önemli bir gündeyiz. Tarih yazan bir kentteyiz. Tarihi bir meydandayız, Taksim Meydanı’ndayız. Taksim Meydanı demokrasi tarihimizde yer alan önemli bir alandır. Ecevit’e suikast düzenleneceği söylendiğinde, Ecevit ‘Yarın tek başıma Taksim’deyim’ dedi ve arkasında yüz binler vardı.”

18.25 Kılıçdaroğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihinde yerini alacaktır” dediği 10 maddelik ‘Taksim Manifestosu’nu okudu:
“*15 Temmuz darbe girişimi parlementer demokrasimize yapılmıştır. TBMM bombalanmıştır. Bu darbelerin sorumlularını varsa iç ve dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.
*Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye’de ortak payda oluşmuştur.
*Her türlü darbeye ve her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta yaşasın demokrasi demeliyiz
*Parlamenter sistemimize yapılan darbe girişimi halkın direnme hakkını kulanmasıyla, ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.
*Demokratik laik sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu ortaya çıkmıştır.

*Bu darbe girişimi anayasada, yasama, yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin, demokrasideki denetleme işlevinin güvencesi olduğunu ortaya koymuştur.
*Balyoz, Ergenekon gibi davalarda mağdur edilen insanların itibarlarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
*Girişim, devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında, bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz.
*İnancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları, bu ülkenin meydanlarında özgürce gezebilmelidir. 15 Temmuz darbe girişimi, 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye darbe hukukundan arınmalıdır.
*Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Girişimde bulunanlar, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. İşkence, kötü muamele, tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.
10 maddeyi Taksim Manifestosu olarak oylarınıza sunuyorum. Bütün medya mensubu arkadaşlarıma, dünya tarihine geçecek olan Türkiye’nin demokratik anlayışını çekmelerini istiyorum.
Artık çocuklarınıza diyeceksiniz ki 24 Temmuz 2016’da Taksim Meydanı’nda demokrasiye bağlılığımızı, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına bağlılığımızı el kaldırarak onayladık diyeceksiniz.
(Kitlenin ellerini kaldırması üzerine) Hep birlikte bir tarih yazdık. Hep birlikte demokrasiye sahip çıktık. Taksim Manifestosu Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihinde yerini alacaktır. 100 binlerin oyuyla kabul edilen bir manifesto dünyada ilk kez kabul ediliyor.”
18.23 Kılıçdaroğlu konuşuyor: “Bugün tarih yazdığımız gündür. Darbeye vesayete karşı çıkmak tüm demokratların namus borcudur.”
18.21 Saygı duruşunun ardından “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganı atıldı.
18.19 CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu sahnede.

18.10 Oyuncu Menderes Samancılar, kitleye seslendi: “Merhaba sevgili arkadaşlar. Onlara yanıldıklarını gösterdik. Sizin kim olduğunuzu bilmiyorlar henüz. Şu kanat sesleri var ya, şu özgür serçeler, eğilip bükülmez demir pençeler. Onun için işte yılmadan buradayız hepimiz. Böyle omuz omuza, birlikte, yan yana, kardeşçe durmak için darbe teşebbüslerini beklememiz gerekmiyor. Bu hepimize ders ve örnek olsun.”

18.00 CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapacağı konuşma öncesinde Onur Akın’ın da aralarında olduğu sanatçılar sahne alırken, Taksim Meydanı’ndaki kitle zaman zaman “Ne şeriat ne darbe tam bağımsız Türkiye”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganları atıyor.
17.45 Gezi Parkı merdivenlerinden Gezi eylemlerinde hayatını kaybedenlerin isimleri okundu.

Saat 18.00’de başlayacak miting için gelen yurttaşlar saatler öncesinde bayraklarla ve Atatürk posterleriyle alana girmeye başladı. Mitingden önce alan boşaltılarak bomba araması yapıldı.
Kabataş-Taksim fünikülerinin hizmet vermediği, Taksim metrosunun meydan çıkışının da kapatıldığı belirtildi.

Mitingde sadece CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşma yapacağı belirtilirken, herhangi bir siyasi parti bayrağı ya da flamasının kullanılmaması istendi.
Meydana ‘Yaşasın Laik Demokratik Türkiye’, ‘Darbelere Hayır!’, ‘Cumhuriyete ve Demokrasiye Sahip Çıkıyoruz’, ‘Ne Dikta Ne Darbe Demokratik Türkiye’ yazılı pankartlar asıldı.

Meydan sabah saatlerinde polis bariyerleriyle çevrildi ve güvenlik noktaları oluşturuldu. Yurttaşların üstleri arandıktan sonra alana girebileceği belirtildi.
CHP’nin öncülük ettiği mitinge AKP de destek vereceğini açıklamış, HAZİRAN, DİSK, KESK, TMMOB, TTB, Halkevleri, EMEP ve bazı STK’lar da katılacağını duyurmuştu.

Mitinge AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Müezzinoğlu, TBMM Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, TBMM Grup Başkanvekili Mehmet Muş, AKP İl Başkanı Selim Temurci, AKP İstanbul Milletvekili Mihrimah Belma Satır ve İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın da katılacağı açıklandı.

