Coşkun ailesine pompalı tüfekle saldıran kişi serbest: 'Jandarma dediğimi yazmıyor'

AYŞEGÜL KASAP

aysegulkasap@diken.com.tr

@aysegul_kasap

Aydın’da evlerinin yanındaki maden sahasına karşı eylem yaparken üzerlerine pompalı tüfekle ateş açılan Coşkun ailesi yaşadıklarını Diken’e anlattı.

Çine ilçesindeki Topçam köyünde yaşayan Ali ve Cennet Coşkun çiftinin üzerine cumartesi akşam saatlerinde ateş açılmıştı. Olayda yaralanan olmazken, Cennet Coşkun kaçarken yolda baygınlık geçirmişti.

Coşkun ailesinin evinin 60 metre yakınında bulunan ve yaşam alanlarını bozduğu belirtilen madene karşı uzun zamandır mücadele etmeleri nedeniyle şirket tarafından tehdit edildiği belirtilmişti.

Kuvarsa madeninin Eysim Madencilik firmasınca beş yıldır işletildiği kaydedilmişti.

Saldırıdan sonra jandarmaya verdiği ifadenin dört saat sürdüğünü anlatan Ali Coşkun, “(Jandarma) benim dediğimi değil kendi bildiğini yazıyor” dedi. Hakkında işlem yapılmayan saldırgan serbest bırakılırken, Coşkun’un ifadesiyle bu kişi çiftin evinin 50 metre mesafede çalışmaya devam ediyor.

Yetkililerin kendisine “Haklısınız ama yapabileceğim bir şey yok” dediğini aktaran Coşkun, tepkisini “Kim yapacak” sözleriyle dile getirdi. Ailesiyle beraber bir süreliğini evden uzaklaşmayı düşünen Coşkun, “Haklı olduğum konuda kaçmayı düşünüyorum. Yapacak başka bir şeyim yok” dedi.

Cennet Coşkun ve Ali Coşkun (Fotoğraf: Twitter)

Coşkun ailesi yaşadıklarının ilk olmadığını, 3 Temmuz’daki patlamadan sonra da ölümle tehdit edildiklerini ifade etti. O zamanki ocak sorumlusunun Cennet Coşkun’a “Ben eşinizi vuracağım. Öldüreceğim sizi” dediği, şirket bu ifadelerinden sonra sorumlunun görevden alındığı açıklasa da Coşkun ailesi bu kişinin sadece görev yerinin değiştirildiğini söyledi.

Dere yatağına boşaltılan hafriyat

Dinamit patlatılmasından yaklaşık altı ay sonra yani 11 Aralık akşamı yaşananları Ali Coşkun şöyle anlattı: “Olay günü akşamı saat 8 sularında bizim arazide bir ses bir gürültü duyduk. Gece orada çalışma olmadığından biz de ‘Ne bu’ diye merak ettik. Gittiğimizde günlük boşalttıkları hafriyatı dere yatağına boşaltıyorlarmış. Bizim de orada silajımız vardı. Havyaların içmesi için. Silajın üzerine geliyordu hafriyat engel olmaya çalıştım. Biz engel olunca kepçeci bıraktı yoluna devam etti.”

Su baskınlarına neden olduğu için hafriyatın dere yatağına dökülmesine engel olduğunu anlatan Coşkun, derenin taşmasıyla tarlalardaki ürünlerin de zarar gördüğünü söyledi.

‘Pompalı tüfekle ateş açtı’

Coşkun çifti daha sonra yaşadıklarını şöyle anlattı: “Önü çakarlı bir araç geldi. Adam arabasından çıktı, ‘Nerede senin zararın’ dedi. Burada dedim. ‘Göstereceğim ben sana’ dedi arabasından pompalı tüfeği aldı. İlk bize doğru ateşlediğini gördüm. Ondan sonra arkama bakmadan kaçtım. Eşimle beraber bir taşın arkasına saklandık. Sonra iki el daha ateş etti bize ama biz taşın arkasındaydık açık hedefte değildik. Taşın arkasında biraz bekledik. Biz beklerken bağırıyordu, ‘Öldüreceğim sizi, sizi buraya gömeceğim’ diyordu. Yanında da biri daha vardı onu engellemeye çalışıyordu. Zaten birinci ateşte o adam engellemese bizi kesin vuracaktı, yanındaki yukarı doğru kaldırınca kurşun bize isabete etmedi, kurtulduk.”

Saldırgan serbest

Coşkun ailesini hedef alarak ateş eden kişi şu anda gözaltında değil. Coşkun şunları söyledi: “Biz o gün akşam jandarmayı arayıp suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu arkadaş arandığını duyunca o da gidip bizim hakkımızda suç duyurusunda bulunuyor. Tutuklanma arama hiçbir şey yok.”

‘Kişiye göre işlem yapıyorlar’

Ali Coşkun yetkililerin kişiye göre işlem yaptığı görüşünde: “Avukatımla ifade vermeye gittik. (Jandarma) benim dediğimi değil kendi bildiğini yazıyorlar. Hicran Hanım’la ifade vermek için dört saat uğraştık.”

Coşkun benzer durumu 3 Temmuz’daki patlatmada da yaşandığını şöyle anlattı: “3 Temmuz’daki patlatmada defalarca söyledim. ‘Patlatmadan haberimiz yoktu, haberimiz olmadan patlatılmıştır’ diye ifade verdim, savcının gerekçeli takipsizlik kararı ‘Haberleri oldukları halde kendilerine emniyete almamışlardır’ dedi. Yani bizim haberimiz olduğu halde biz kendimizi korumamışız, böyle anlatıyor. Ama biz defalarca jandarmada haberimiz yoktu haberimiz yokken patlatıldı dedi. Biz tarlada çalışıyorduk aniden üzerimize patladı. Ama bizi haberimiz varmış da kendimizi emniyete almamışız.”

Maden sahası Coşkun ailesinin evine 60 metre uzaklıkta. Arazi eğimli olduğu için yerleşim yerleri bu sahanın aşağısında kalıyor.

Topçam köyünde kuru sıkıcı tabanca sıkmanın bile yasak olduğunu belirten Coşkun, yasaları hatırlattı ve yerleşim yerine 3 km uzaklıkta bir yerde dinamit patlatılamayacağını söyledi.

‘CİMER’den yanıt yok’

Coşkun şöyle devam etti: “Gelen jandarma ‘Haklısınız ama benim yapacağım bir şey yok’ diyor. Orman işletmesinden gelen görevliler ağaçların kesildiğini görüyor, zayi olduğunu görüyor. Biz bunun hakkında işlem yapman gerekli diyoruz. ‘Haklısınız ama yapabileceğim bir şey yok’ diyor. Kim ne yapacak? 56’ıncı maddeye göre bizim yaşam hakkımız açık ve net. İl sağlık müdürlüğüne gidiyoruz ‘Haklısınız yapabileceğim bir şey yok’ diyor. Kim yapacak bunu? Nasıl olacak bu iş? Belki 20 tane dilekçem vardır jandarmada. Bunların hepsi takipsizlik. CİMER’e yazıyorum daha bir yıldır yanıt vermiyor. 2017’de yazdığım CİMER’e daha yanıt yok.”

Şikayetler sonuçsuz

Coşkun şikayetlerine dönüş yapılmamasına tepkili: “Benim bildiğim şikayetçi olan her kimse dinlenir. Kardeşim senin böyle bir başvurun var jandarmaya kaymakamlığa ya da herhangi bir birime. Nedir iddian? Belki ben yalan söylüyorum. Bunu doğrulamak zorundayız değil mi? Ben de belgelerimle görüntülerimle iddiamı doğrularım, belki de benim iddiam çürütülür. Ama işlem yapılmıyor. 36 tane görüntülü videolu çevre il müdürlüğüne görüntüleriyle beraber gönderdim. Hiçbir sonuç gelmedi.”

Maden şirketinin aracıyla saha denetimi

Coşkun maden şirketini denetlemek için gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı yetkililerinin çalışma sahasına maden şirketinin aracıyla geldiğini söyledi: “Bu çevre il müdürlüğünün aracı mı yok, valiliğin aracımı yok da maden şirketinin aracıyla denetim yapıyorsun? Madenci seni sahaya götürürken patlatma yapar mı? Suç işler mi? Denetleme sırasında da zaten çalışmıyorlar. Savunmaları da şu; maden ocağına izinsiz girilmezmiş, önceden haber etmek zorundalarmış. Adam geliyor bakıyor ben burada olumsuz bir şey göremedim her şey yolunda diyor.”

Valiye ulaşamıyor

Coşkun ne savcıyla, ne kaymakamla ne de valiyle görüşebildiğini söyledi. Her gittiğinde yazı işleri müdürlerinin kendisine “Tamam, ilgileneceğim” dediğini ama geri dönüş olmadığını anlatıyor: “Belki vali beye bu olayla yanlış iletiyor. Ama vali beye gidip derdimizi anlatamıyorum.”

‘Adam bize ateş ediyor ifadesi bile alınmıyor’

Coşkun ailesi bir süreliğine evden uzaklaşmayı düşünüyor: “Adam bize silahla ateş ediyor ama gelmiş evimin 50 metre ötesinde çalışmasına devam ediyor. Ben yalnız birisiyim, benim savunanımın olmadığını düşünüyorum. Ben ateş etsem ertesi gün ben tutulurum ama adam beni öldürse belki hiç tutuklanmaz. Adam bize ateş atıyor ifadesi bile alınmıyor.

Eşimle beraber konuştuk. Uzaklaşmayı düşünüyoruz. Hayvanlarımız var, tam doğumlarının sırası. Onları da bırakamıyorum. Şaşkınım yani. Haklı olduğum, güçlü olduğum konuda kaçmayı düşünüyorum. Yapacak başka bir şeyim yok yani.”

Madenle mücadele eden çifte ateş açıldı