Çiğdem Toker: TÜİK Başkanı'nın üslubu pek iç açıcı değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Takip etmişsinizdir: TÜİK, ürettiği ve sakladığı verilere ilişkin eleştirilerin yükselip yaygınlaşması üzerine, sınırlı bir basın buluşması yapmak zorunda kaldı. Sınırlı diyorum çünkü medya kuruluşlarından bir grup temsilci ve ekonomi müdürü davet edildi.

Hatta bu davet yapılırken gazetecilerden toplantının “off the record” tutulmasının istendiğini öğrendik. Böyle bir toplantı hiç gizli kalabilir mi? Doğası gereği hayır. Kalmadı nitekim.

Peki niye? Tahminimi söyleyeyim:

TÜİK toplantısının önceden yazılı olarak bir yerlerde kayıt düşülmesinin istenmemesinin tek nedeni olabilir: İstenmeyen gazetecilerin ve/veya istenmeyen diğer bireylerin binaya gelme “riski” . İhtimal, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı dönemindeki ani ziyareti gibi, benzer bir protesto ihtimalinden kaçınıldı. Olur muydu bilemem. Ama bildiğim şu ki, TÜİK’in -ki, bu Kurum’u, ta Orhan Güvenen zamanından yani adının DİE yani Devlet İstatistik Enstitüsü olduğu zamandan beri izlerim- bu kadar kamuoyu tepkisinin odağında olduğu bir dönemi anımsamıyorum.

Her ne ise. Sonuçta bir toplantı yapıldı. Ama gerek alıntı verdiğim slayttaki ifadeler, gerekse meslektaşlardan öğrendiğimiz kadarıyla TÜİK Başkanı Erhan Çetinkaya’nın üslubu pek iç açıcı değil.

Şu alıntıdaki ifadeye bakınız:

– Hesap ucu ucuna yetişirken, kalkıp bir de bir anlatıcılığı olmayan fiyatlar «hesaplamaktan» vazgeçtik, bu yüklü, ağır ve dünyada kimsenin yapmadığı bir iş

(Cümle noktayla bitmiyor. Ama bu bir detay. )

Üsluba baktığınızda “Amaaaan ne uğraşacağız yahu” demeye ramak kalmış.

Çiğdem Toker’in yazısı