Merkez Bankası başkanları, -çok ister ama- bürokratik kurallar gereği hükümeti doğrudan hedef alarak “Çok harcamayın, kamu kaynaklarını savurmayın” diyemez. Bunu başka bir yolla ifade ederler. Kamuoyu önüne çıktıklarında hazırladıkları sunumun içinde bir “mali disipline uyulması” dileğine yer vererek.
Bugünün sorunu, AKP iktidarlarının, özellikle ilk yıllarda büyük özen gösterdikleri “mali disiplin”in artık eski formunda olmaması.
2013 Nisanı’nda “fazla” veren bütçenin, bu yıl kat kat “açık” vermesi de en somut gösterge.
Neden Sayıştay raporları artık Meclis’e gelmiyor? Son altı aydır yalanlanmayan yüzlerce haberden gördük ki, usulsüz harcamalar saklansın diyeymiş… Neden Kamu İhale Kanunu, çıktığından bu yana 30 kez değişikliğe uğradı? Her kurum kendi başına, dilediği gibi alım yapabilsin diye… Sayıştay’ı devre dışı bırakıp Kamu İhale Kanunu’nu 30 kere değiştirdikten sonra Merkez Bankası’nı hedef tahtasına oturtmanın tek bir anlamı var: Darmadağın olmuş bir mali disiplinin deliklerini görünmez kılma çabası.