Çiğdem Toker: İktidarın, Meclis'i 'kendisinin' gibi gördüğü artık o kadar ayan beyan ortada ki…

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İktidarın kanun teklifi görüşülürken muhalefet milletvekilleri, toptancı yasaklar yerine yaş kategorilerine göre içerik düzenlemesini, ebeveyn denetimlerini, risk değerlendirmesini, uygulanabilir cezai yaptırımları, farklı kurum ve kuruluşlar için görevlendirmeleri, denetimleri daha etkili yapacak, TBMM’ye düzenli raporlayacak bir mekanizma kurulmasını önerdi. Önerilerin büyük bölümünün, son 8 yılda TBMM’de çalışılmış ve üzerinde mutabık kalınmış metinlere dayalı olduğu altı Muhalefet Şerhi’nde çizildi.

Yanı sıra, “sansüre gidebilecek maddelerin metinden çıkarılması”, sadece çocukların üstün yararı ve özgürlükleri kapsamında dijital bağımlılık sorununun etkili denetim ve hesap verme kültürüyle çözülmesi gerektiği vurgulandı.

Ancak iktidarı temsil eden milletvekilleri, komisyonda görüşme sürerken, bu yaklaşımı dikkate almadı.

CHP’nin bu yeni torbayla ilgili muhalefet şerhini okurken, Genel Başkan Özgür Özel’in ara seçim konusunda TBMM’nin işlevlerini TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a hatırlatan açıklama da ajanslara düştü.

İktidarın, Meclis’i “kendisinin” gibi gördüğü, ancak kendisi istediği zaman, kendi amaçları doğrultusunda ve kendi istediği ölçüde başvurduğu bir makam olduğu artık o kadar ayan beyan ortada ki…

Belki de bu esaslı sorunun çözümüne giden yol, bugünkü TBMM’nin, fonksiyonel açıdan, kuvvetler ayrılığına dayalı bir sistemin TBMM’si olmadığını kabul etmekten geçiyor.

Çiğdem Toker’in yazısı