Çiğdem Toker: Gaddarlık, işte böyle saydamlaşıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Şöyle bir noktadayız: Eğer meraklı bir sosyal medya kullanıcısı değilse, pek az kişi Ankara’nın ortasında neler olup bittiğini duyup biliyor artık.

Dün sabah uğradığım esnafın dükkânı Kızılay’a hiç uzak değil misal.

Çırak, eve geç gidebildiğini çünkü polisin Kızılay’ı kapattığını söyleyince, dükkân sahibi nedenini soruyor. Araya girip anlatıyorum.

İlk tepkisi, “E neden televizyonlar vermedi ki?” oluyor.

Televizyonların ana haber bültenlerinde artık ‘bu tip’ haber vermediğini söylüyorum. Şaşkınlıkla yüzüme bakıyor.
Televizyonları hâlâ eski televizyonlar, gazeteleri hâlâ eski gazeteler sanıyor.

O öyle sanıyor ama Kezban Saçılık’ı yerlerde sürükleyen, kafasını botuyla ezen, gözaltı aracına bindirdiği kişilerin üzerine gaz sıkıp kapıları kapatanlar bu görüntülerin, ‘ana akım’da yayımlanmayacağını, radyoların bültenine koymayacağını, esnafın dükkânına aldığı gazeteye basılmayacağını biliyorlar.

Gaddarlık, işte böyle saydamlaşıyor.

Çiğdem Toker’in yazısı