Çiğdem Toker: 14 milyon emekliden esirgenen 531 lira, 45 müteahhite ödenecek garanti tutarlarının yarısı bile değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bu tutarı gören çoğu kişi aynı şeyi düşündü: Ya 531 TL’yi bile çok gördüler. Meselenin yasal düzenleme gerektiren kısmı bir yana. Gerçekten de öyle. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dış dünyaya hitaben “Çalışıyor” dediği ekonomi programı, işte böyle 531 TL’leri hesap ede ede çalışıyor.

En düşük aylık 14 bin 469 TL yerine 531 TL ilaveyle 15 bin TL olsa, devlete emekli başına yıllık faturası, 6372 TL olur. Yaklaşık 14 milyon SSK ve Bağ Kur emeklisi için düşündüğünüzde de 89 milyar TL büyüklükten söz ediyoruz.

2025 yılı bütçesinden Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleri için 200 milyar TL’nin üzerinde bir kaynak ayrıldığını hatırlatırsak, emekliden esirgenen küsuratın anlamı daha net ortaya çıkar. Üstelik 89 milyar TL’lik toplamı oluşturan 531 TL’ler 14 milyon emekli için.

AKP iktidarının 200 milyar üzerinde garanti ödemesi yapacağı müteahhit sayısı ise 45. Bu tutarın yaklaşık 98 milyar TL’lik kısmı otoyol, köprü ve tüneller için; yaklaşık 104 milyar TL’lik kısmı ise şehir hastanesi müteahhitleri için.

14 milyon emekliden esirgenen 531 TL, 45 müteahhite ödenecek garanti tutarlarının yarısı bile değil. Program böyle çalışıyor işte!

Üstüne üstlük, dar gelirlinin ve emeklinin cebine gireni sürekli tırtıklayan mali anlayışı yürütenler, hiç değilse sağlık hizmetini düzgün almasını sağlayacak sistemi bile korumaya tenezzül etmiyor. Önceki Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sözüne rağmen Etlik Zübeyde Hanım Doğumevi ve Sami Ulus Çocuk Hastanesi göz göre hizmet vermeyi durduruyor. Üstelik bin türlü bürokratik oyunla. Yenidoğan bebek çetesi gibi dehşet verici bir olayın yaşandığı bu ülkede, inanılır gibi değil ama gerçek!

Sırf, şehir hastanesini yapıp işleten iki müteahhit kazansın diye, eğitim veren, nitelikli sağlık hizmeti sunan, içinde çok kıymetli hocaların asistanların hekimlerin bulunduğu iki hastaneyi çalışmaz hale getirdiler.

Çiğdem Toker’in yazısı