CHP’li belediye başkanları, ‘Büyükşehir Belediye Başkanları Buluşması’nın dokuzuncusunda Mersin’de bir araya geldi.

Toplantıya Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak katıldı.
Seçer, toplantının sonunda hazırlanan ortak deklarasyonu okudu. Metinde şu ifadelere yer verildi:
* Bu çerçevede İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan soruşturma, talep edilen siyaset yasağı ve yürütülen davadaki cezalandırma istemini hukuki açıdan endişe verici buluyoruz. Aynı şekilde CHP İstanbul İl Başkanımız Sayın Canan Kaftancıoğlu’na yönelik siyaset yasağını da içeren Yargıtay kararını kabul edilemez görüyoruz.
‘Yıldırma amacı taşıyan kararlar’
* Tüm bu açılan soruşturmalar, davalar ve verilen kararların hukuki değil, yıldırma amacı taşıyan siyasi kararlar olduğu son derece açıktır. Aradan geçen üç yıla rağmen yerel seçim sonuçlarını hâlâ kabullenmediği açık olan bu anti-demokratik anlayışın ve çifte standartlı sistematik uygulamalarının farkındayız, bunu kararlılıkla reddediyoruz.
* Hukuk dışı kararlar, siyasi saldırılar ve linç kampanyaları demokrasiye ve adalete olan inancımızdan bizleri asla vazgeçiremeyeceği gibi vatandaşımıza olan hizmet azmimiz ile birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmektedir.
‘Sıkı takipçisi olacağız’
* Bizler, seçimlerden itibaren her daim birbirine destek olan 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; demokrasiye, evrensel hukuka ve adalete aykırı olan bu siyasi sürecin sıkı takipçisi olacağımızı ve kararlılıkla mücadele edeceğimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu gelişmelerle birlikte üç yılı aşan görev süremiz boyunca ülkemiz ekonomisindeki ağır tablonun vatandaşlarımıza yansımaları ve belediyelerimize olan maliyetleri her geçen gün artmaktadır. İmkansızlıklara ve ekonomik zorluklara rağmen büyükşehir belediyelerimiz, sosyal belediyecilikten, yatırım ve hizmetlerinden taviz vermeden hemşehrilerimizin yanında olmaya devam etmektedir. Mevcut ekonomik koşullar nedeniyle yapılan ve yapılabilecek tarife değişikliklerinin sorumlusu yerel yönetimler değil, merkezi yönetimdir.
‘Taşıdığımız yüke orantısız bütçe’
* Hükümet yetkililerinin, belediyelerin kur kaynaklı zararlarına ve artan gider kalemlerine karşı, gelirlerinin de aynı ölçüde artırılacağı çalışmalar yapması gerekmektedir. Hükümetin, Suriye krizinin başladığı 2011 yılından bu yana uyguladığı politikalar sonucunda sığınmacılar meselesinin geldiği boyutu endişe ile izliyoruz.
* Ülkemizde bulunan sığınmacıların çok büyük bir kısmı 11 Büyükşehir Belediyemizin sınırları içerisinde yaşamaktadır. Taşıdığımız bu ağır yük ile merkezi yönetim bütçesinden aldığımız pay son derece orantısızdır.
* Bu sorun, belediyelerimizin yapacağı tüm hizmet ve yatırımları olumsuz etkilemekte, kentlerimize yoksullaşma olarak dönmekte, yatırım ve hizmetlerimizi sekteye uğratmaktadır. Bu konu, kentlerimizdeki demografiyi bozacak seviyeye ulaşmıştır. Sığınmacılar ülkelerine dönene kadar tüm vatandaşlarımızın yıllardır sürdürdükleri sağduyuyu devam ettirmelerini ve en kısa zamanda ülkelerine dönmeleri için konunun asıl muhatabı olan iktidarın somut adımlar atmasını bekliyoruz.
* Kurtuluş kahramanımız Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde; kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla bağımsızlık mücadelesinin başladığı gün olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı da bugünden kutluyoruz. Bu bilinç ve sorumlukla, 3 yılı aşkın görev dönemimizde olduğu gibi, hiç kimseyi ayırt etmeden tüm vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz.