Ali DAĞLAR
CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan önceki gün TBMM’de yaptığı konuşmayla ilgili kendisi üzerinden partisi aleyhine karalama kampanya yürütüldüğünü savundu.

Siyasete atıldığı günden bu yana yaptığı her açıklama ve yasama faaliyetinin etnik kimliği ve dini inancı üzerinden değerlendirildiğini belirten Ermeni vekil, “Küfür, hakaret ve tehdit eden, açıkça nefret suçu işleyen bazı paylaşımlar ve yorumlar hakkında yasal işlem başlattım” dedi.
Hukukçu vekil, Doğan önceki gün Cizre’de bir evin bodrum katında mahsur kalıp altısı ölen, çoğu yaralı 24 kişi için yardım çağrısı yaparken gözyaşı döken HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir’e yanıt niteliğinde bir konuşma yapmış, bu konuşması yüzünden bazı basın-yayın organlarının hedefi haline gelmişti.
Doğan tepkisini Diken’e anlattı.
‘Yoğun bir saldırı’
“Güneydoğuda yaşanan olaylara ilişkin olarak dün TBMM Genel Kurulu’nda yaptığım konuşmanın ardından şahsım ve şahsım üzerinden genel başkanımız ve partimiz karalama amaçlı yoğun bir saldırıya maruz kalmıştır. Benden önce kürsüye gelen HDP Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, Cizre’de yaralı 24 kişinin hastaneye ve güvenli bir ortama taşınması gerektiğini belirterek ‘Allah aşkına, Muhammed aşkına, her neye inanıyorsanız, onun aşkına o binada ölenler sizsiniz. O binada ölenler MHP sırasıdır, HDP sırasıdır, CHP sırasıdır, AKP sırasıdır, Allah’tan korkmuyor musunuz!’ diye sormuştur. Partimiz adına Baydemir’e verdiğim yanıtta, yaşananlara ‘Allah’tan korkmadığımızdan değil, hukuksuzluktan korktuğumuzdan’ dolayı tepki göstermemiz gerektiğini ifade etmeye çalıştım. Kimsenin inancına asla hakaret etmememe karşın yine de yanlış anlamalara yol açabilecek sözlerimi daha sonra düzelttim. Kastımın ne olduğunu açıkladım.
İnançlı biriyim, bunu sorgulamak kimsenin haddi değil
Buna karşın bazı yandaş medya kuruluşları yaptığım düzeltmeyi hiçbir şekilde dikkate almayarak karalama amaçlı haber yapmıştır. Yine bir kısım sosyal medya hesapları üzerinden hakaret ve küfre maruz kaldım. Küfür, hakaret ve tehdit eden, açıkça nefret suçu işleyen bazı paylaşımlar ve yorumlar hakkında yasal işlem başlattım.
Aktif siyasi hayatım başladığından bu yana yaptığım her açıklama ve her yasama faaliyetim, etnik kimliğim ve dini inancım üzerinden değerlendiriliyor ve bunlar tartışma konusu yapılıyor. Benzer bir durumun yaşandığı bu olayda da asıl saygısızlık benim inancıma yapılmaktadır. Kimseyi ilgilendirmese de inançlı biri olduğum, beni tanıyanlar tarafından bilinir. Dini inançlar, siyasetin bir malzemesi olamayacağı gibi birçok hukuksuzluğun ve suçun üzerinde perde de olamaz. Bir dini inanca yapılan en büyük saygısızlık ve sorgulanması gereken asıl budur. Bireylerin inançlarını sorgulamak ve bunun üzerinden bireyleri yargılamak kimsenin haddi değildir.
Benim ifadelerime gösterilen ‘hassasiyet’in benzer şekilde kendisinde ‘Allah korkusu’ olduğunu iddia eden bir bireyin asla yapmaması gereken şeylere de gösterilmesini temenni ederim.”