MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Oturma eylemi yaptığı İl Sağlık Müdürlüğü’nün önünde gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanan genel cerrahi asistan hekimi Dr. Barış Kaya, Marmara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan bir mektup daha yazdı.
Kaya 1 Temmuz’dan itibaren 15 günlük açlık grevine çıkacağını yazdı.

Kaya ve birlikte tutuklanan hemşire arkadaşı Seda Kaya, üç aydır ne aylık tutukluluk incelemesine çıkarıldılar ne de iddianameleri hazırlandı.
Kaya mektubunda yaşamın her alanındaki ‘baskı politikaları’nın hapishanelerde en şiddetli şekilde hissedildiğini ifade etti.
Siyasi tutukluların alınmaya başlandığı ‘kuyu tipi hapishaneler’ olarak bilinen S, R, Y tipi yüksek güvenlikli hapishanelerde ağır tecrit uygulandığını belirten Kaya, bunu protesto edenlerle destek ve dayanışma için hemşire Kaya’yla birlikte açlık grevi yapacaklarını yazdı.
‘Hekim olarak işkenceye karşıyım, kuyu hapishanelere karşı sessiz kalamam’
Fiziksel ve ruhsal sağlığını çok ciddi şekilde bozan bu hapishanelere tutukluların zorla ‘sürgün’ edildiğini belirten Kaya, şöyle devam etti:
“Birçok hapishanede siyasi tutsaklar bu politikaya karşı mücadele ediyor. Açlık grevi yapıyorlar. Daha insani koşulların olduğu bir hapishaneye sevk edilmek istiyorlar. Kuyu tipi hapishanelerin kapatılmasını istiyorlar.
Tutsakların iradesi dışında, baskı altına alarak sağlıklarını ciddi şekilde bozan tecrit uygulamaları birer işkence yöntemi. Bu yanıyla bir hekim olarak işkenceye karşı olmakla birlikte, tecrit politikalarına ve kuyu hapishanelere karşı sessiz kalmam düşünülemez.
Bu nedenle açlık grevindeki siyasi tutsakların taleplerinin kabul edilmesi ve kuyu tipi hapishanelerin kapatılması amacıyla 1 Temmuz’dan itibaren 15 gün açlık grevi yapacağım.”
Uzmanlık eğitimi yarım kaldı
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde uzmanlık eğitiminin üçüncü yılını tamamlamak üzere olan Kaya hakkında, terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla ceza davası açılmıştı.
Kaya 12 Eylül 2024’te İl Sağlık Müdürlüğü’nün kararıyla açığa alınmıştı. Uzmanlık eğitimi aksayan Kaya ve destekçisi hemşire Kaya Çemberlitaş’taki müdürlüğü önüne sesini duyurabilmek defalarca gitti. Birkaç kez polisler tarafından gözaltına alındı. İfadesi alındıktan sonra da serbest bırakıldı.
İki arkadaş en son 4 Martta yine müdürlüğün önünde gözaltına alınmıştı. Haklarında İzmir merkezli bir soruşturma kapsamında gözaltı kararı olduğunu söylenmişti. 6 Martta çıkarıldıkları duruşmada, hakim hiçbir gerekçe sunmadan iki arkadaşın direkt tutuklanmalarına karar vermişti.
‘8 bin, 1,500, 350-400 lirayla örgüte finansman mı sağlanır?’
Kaya son mektubunda şunları anlattı:
“Seda’ya bin 500 lira gönderdim, avukatıma 8 bin lira gönderdim, telefoncuya 7 bin 160 lira gönderdim diye “örgüte finansman sağlama” diye bir suç uydurdular.
Seda bir hemşire ve sağlık kabini işletiyordu. Serum taktığı hastaların kendisinin banka hesabına gönderdiği 350-400 lirayı örgüte finansman sağlama diye suçlama konusu yapıyorlar.
Bir finansman olsaydı şayet, başka sağlık kuruluşlarında bin 500-2 bin liraya takılan serumları, Seda 350 liraya takar mıydı?
Bizim derdimiz halkımızın parasız sağlık hakkıdır. Sağlığın tamamen parasız olması gerektiğini savunuyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Bugün bu nedenle ikimiz de tutsağız.
Bizleri susturmak ve halkımıza sesimizin ulaşmasını engellemek için uydurma gerekçelerle tutukluyuz.”

