İl sağlık müdürlüğü önünde gözaltına alınıp tutuklanan doktordan mektup

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Oturma eylemi yaptığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün önünde gözaltına alınıp tutuklanan genel cerrahi asistan hekimi Dr. Barış Kaya, Marmara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan mektup yazdı. 

Akrabasına 2023’de yolladığı 70 liranın dahi dava dosyasına ‘delil’ olarak gösterildiği Kaya, “Ne bulabiliriz diye uğraşmışlar. Beni susturmak istiyorlar” diyerek sesini duyurmak istiyor.

Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde uzmanlık eğitiminin üçüncü yılını tamamlamak üzere olan Kaya hakkında terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla ceza davası açılmıştı. 

Kaya 12 Eylül 2024’te İl Sağlık Müdürlüğü’nün kararıyla açığa alınmıştı. Karar iki ayda bir birkaç kez uzatıldı. Yaklaşık dokuz yıllık hekim olan Kaya itiraz dilekçelerine yanıt alamadı. 

Uzmanlık eğitimi aksayan Kaya, Çemberlitaş’taki müdürlüğe sesini duyurabilmek arkadaşı hemşire Seda Kaya ile defalarca önüne gitti. Birkaç kez polisler tarafından gözaltına alındı. İfadesi alındıktan sonra da serbest bırakıldı.

Kaya sosyalist bir hekim olduğunu, asistanlığı boyunca savunduğu değerler ve hak talepleri nedeniyle mobbinge uğradığını, dünya görüşü nedeniyle baskı gördüğünü söylüyor. Kaya’nın evi iki yılda dört kez basıldı, her seferinde kapısı kırıldı.

İl Sağlık Müdürlüğü önünde gözaltına alındılar

Kaya’nın tarafıma yolladığı mektubunda anlattığına göre hemşire arkadaşı Kaya ile birlikte, 4 Mart’ta yine İl Sağlık Müdürlüğü’nün önünde gözaltına alındılar. İkisi hakkında da İzmir merkezli bir soruşturma kapsamında gözaltı kararı olduğunu söylendi. 

Önce Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne, oradan Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. İki gün gözaltında tutulduktan sonra 6 Martta Gaziosmanpaşa Adliyesine çıkarıldı. İzmir 6’ncı Sulh Ceza Hakimliğine SEGBİS (Ses ve Görüntülü Bileşim Sistemi) üzerinden bağlandı. Duruşmada hakim hiçbir gerekçe sunmadan direkt tutuklama kararı verdi. Kaya’nın arkadaşı hemşire Kaya da tutuklandı.

Daha sonra kararı görünce şoke olduğunu söyleyen Kaya “Akıllara ziyan gerekçeler sunulmuş” dedi.

‘Ne bulabiliriz diye uğraşmışlar’

Kaya mektubunda başından geçenleri anlatmaya şöyle devam etti:

“İsnat edilen suçlama, örgüt üyeliği, örgüt propagandası ve örgüte finansman sağlama. Dayanakları da bir ifade. Benim İzmir’de bir toplantıya katıldığım iddia ediliyordu. İsim bile yanlış söylenmiş. Önce “Özgür” denmiş, sonra “Barış” olarak değiştirilmiş.

Belli ki savcı da böyle bir ifadeyle beni suçlamayacak olacak ki ne bulabiliriz diye biraz uğraşmışlar. Dört ayrı hesaba para transferi yapmışım.

1.Yıl 2023 transfer 70 TL, transfer yaptığım kişi annemin teyzesinin oğlu,

2.Yanlış hatırlamıyorsam yıl 2023, transfer 8 bin TL. Transfer yaptığım kişi davamı takip eden Gaziosmanpaşa’daki avukatım,

3.Yıl 2023 transfer 7 bin 160 TL. Transfer yaptığım kişi Cizre’de telefon ve aksesuarları satıcısı. Bir telefon, bir telefon kılıfı, iki adet kablosuz kulaklık satın almıştım,

4.Yıl 2024, transfer bin lira + bin 500 lira. Transfer yapılan kişi hemşire Seda. En yakın arkadaşım.

Bu para transferlerini suça konu etmelerine karşılık gösterdikleri geçekçe yapılan UYAP incelemelerinde bu kişilere ait suç kayıtlarının olması. Bunlar suçlu olsa bile bu durum nasıl oluyor da beni de suçlu yapıyor? 

 “Temmuz 20240’den beri karakola imza atıyorum, kaçmadım!”

Hakim tutuklama gerekçeleri arasında şunları yazmış: Kuvvetli suç şüphesinin varlığı, şüphelinin delilleri karartmayla tanık üzerinde baskı kurma ihtimalinin olduğu, kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir suç işlemesinin önüne geçilmesi için tutuklanmasının gerekli olduğu, serbest bırakılması halinde kaçacağı hususunda kuvvetli şüphe bulunduğu gerekçesiyle adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı…

Uydurulmuş gerekçeler, kuvvetli suç nerede? Hangi delilleri karartmaktan bahsediyor. 

Ayrıca tanık koruma programı diye bir şey var. Ben neden böyle bir sebeple özgürlüğümden oluyorum.

2021’den beri örgüt üyeliği iddiasıyla yargılanıyorum. Kaçmadım! Temmuz 2024’dern beri karakolda imza atıyorum. Kaçmadım! Herhangi bir kaçma girişimim olmadı. Ben suçlu değilim ki kaçayım. 

“Hekimliği halkım için, kendi vatanımda yapmak istiyorum”

Bir hekim olarak mesleğimi halkım için, kendi vatanımda yapmak istiyorum.

Kamu düzeninin sağlanması adına tutuklanmam uygun görülmüş. Bakıyorum da benim bağışlanmaz tek suçum il sağlık müdürlüğü önünde hakkımı arıyor olmam. 

Bunu engellemek için suç yaratmaya çalışmışlar. Beni susturmaya çalışıyorlar. Uzun süredir beni tutuklamak istediklerini söylüyordum. Evimi defalarca bastılar, her seferinde kapımı kırdılar, gözaltına aldılar, işkence yaptılar, kulak zarımı patlattılar, işimden edip açığa aldılar, yeni soruşturmalar açtılar, memuriyetten tamamen atmak istiyorlar. 

Şimdi hukuksuz gerekçelerle daha doğrusu bahanelerle beni tutukladılar.

Ben bu hukuksuzluğa, komplolara boyun eğmeyeceğim. Sessiz kalmayacağım.”

İşini geri isteyen doktor Barış Kaya, beşinci eylemininde de gözaltına alındı

Görevden alınan hekim: Halktan yanayım diye cezalandırılıyorum

‘İşimi geri istiyorum’ diyen hekim gözaltına alındı