MESUDE DEMİR
@mesudedemirr
Hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmamasına rağmen Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi asistanlığı görevinden alınan Dr. Barış Kaya, oturma eylemi yapmak üzere gittiği İstanbul Sağlık Müdürlüğü önünde gözaltına alındı.

Ailesi ve arkadaşlarının destek verdiği eylemi haber alan polis, geniş güvenlik önlemleri aldı. Dr. Kaya ile birlikte arkadaşı hemşire Seda Kaya da gözaltına alındı.
Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliği’nde beş saat tutuldular. İfadeleri alındıktan ve hastanede muayene olduktan sonra da serbest bırakıldılar.
Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nde uzmanlık eğitiminin üçüncü yılını tamamlamak üzere olan Kaya hakkında terör örgütüne üye olduğu iddiasıyla ceza davası açılmıştı.
İki yılda evi dört kez basılan, her seferinde kapısı kırılan Kaya, daha önce de iki kez gözaltına alındı. Bunun üzerine 12 Eylül 2024’te İl Sağlık Müdürlüğü’nün kararıyla açığa alındı.
Kasımda açığa alınma kararı dosyada gizlilik kararı olması ve iddianamenin içeriğini görememeleri nedeniyle iki ay daha uzatıldı. İki aylık süreçte iddianamenin içeriğini bu kez görseler ve Kaya ek savunma verse de geçtiğimiz günlerde açığa alınma süresinin iki ay daha uzatılması kararı verildi.
İnsan Hakları Komisyonu üyesi
İstanbul Tabip Odası (İTO) İnsan Hakları Komisyonu üyesi ve hastane temsilcisi ve 8,5 yıllık hekim olan Kaya da mücadeleyi bırakmıyor.
Kaya, Diken’e daha önce verdiği röportajda sosyalist bir hekim olduğunu, asistanlığı boyunca savunduğu değerler ve hak talepleri nedeniyle mobinge uğradığını, dünya görüşü nedeniyle baskı gördüğünü söylemişti.
İl Sağlık Müdürlüğü önüne polisin yanaştırılmadığı Kaya, açıklamayı sağlık müdürlüğünün karşısında yaptı. Kaya, “Sağlıktaki ticarileştirme politikalarının karşısında diyoruz ki sağlık; parasız, ulaşılabilir, nitelikli ve herkes için eşit olmalı. Bugün bunu savunan bizler, mesleğini halk için yapan onurlu hekimler cezalandırılıyoruz” dedi.
‘Meşru değil, siyasi karar’
Kaya sosyalist bir hekim olarak, halkın hastalanmadan, sağlıklı kalmasını sağlama bakış açısıyla mesleğini icra ettiğini söyledi ve ekledi: “Yani halkın yaşam koşullarının düzeltilmesi gerektiğini söylüyor ve bunun mücadelesini veriyorum.”
Kaya arkadaşlarıyla birlikte ‘sağlık parasız olmalı’ dediği, yoksul mahallelere parasız sağlık taramalarına gittiği, parasız ilk yardım kursları verdiği, deprem zamanında tedarik edilemeyen uyuz ilacını kendi elimizle yaptığı, pandemide maske dikip halka parasız dağıttığı, halk sağlığı seminerleri düzenlediği ve İstanbul Tabip Odası’na tedavi hakkı için başvuran Ayten Öztürk’ü evinde İnsan Hakları Komisyon üyesi olarak ziyaret ettiği için yargılandığını söyledi.
Hakkında oluşturulan dosyada bu gerekçelerin yer aldığını belirten Kaya şunları söyledi:
“Bu gerekçelerde kamu zararı yok. Halk sağlığını tehdit eden bir faaliyetim yok. Yaptığım herhangi bir müdahale veya faaliyet dolayısıyla bir şikâyet söz konusu değil. Bir hekimi görevinden uzaklaştıracak gerekçeler yok. Bu karar hukuki ve meşru değil, siyasi.”