Irak devleti çorap söküğü misali ‘çözülüyor’. Amerikan yönetimi Ortadoğu’da ‘balans ayarı’ yapayım derken, bizler burada ‘bütün çanakların kırılması’ ve içinden ‘kandan başka bir şey çıkmamasıyla’ sonuçlanan bir süreci yaşayabiliriz. Birbirini kesen yahut teğet geçen türlü aktörün bulunduğu bir coğrafyada ‘düz mantık’ işlemiyor.
Haritalardan memnun olmayabilirsiniz, değişmesini de istiyor olabilirsiniz fakat bugünün ‘fırsatlarının’ yarının ‘kâbusuna’ dönüşebileceği sonuçlara hazırlıklı olmak icap eder. Ve emin olun, Musul’un Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından ele geçirilmesinin tetiklediği olaylar, Irak’ta sınırlar değişsin yahut değişmesin hiç de öyle tereyağından kıl çeker gibi ‘hayalperest’ bir üçe bölünmeyle yani, ‘Şiistan, Sünnistan ve Kürdistan’la sonuçlanma olasılığı da yok.
Irak, Ortadoğu’da Sünni ve Şii topluluklarının birbirine bağlandığı diyar. Amerikan işgaliyle rövanşist mezhepçi hissiyatın belki hiç görülmediği denli kaşındığı… Yaşanabilecekler, 2006-2008 yıllarında insanların kontrol noktalarında isimleri sırf ‘Ali’ yahut ‘Ömer’ olduğu için öldürüldükleri mezhep çatışmalarını aratır diye korkmalıyız.