Mesleğe yıllarını vermiş gazetecilerin kapının önüne konup yerlerine kısa yoldan köşeyi dönen yandaş abi / ablalarına özenen yeni mezunların istihdamının önlenmesi, mesleğe yeni başlayanlar da dahil olmak üzere,özlük haklarının korunmasından editoryal bağımsızlığa kadar pek çok konu bu çatılar altında tartışılabilir. Sendikaya üye olamayan işsiz gazetecileri de kapsayan bir dayanışma ağı kurulabilir.
Gazeteciliğin ne olduğu, nasıl yapılması gerektiği konusunda sanılanın aksine bir uzlaşma yok, olmazsa olmaz gazetecilik değerleri çok kolay bir şekilde ideolojik barajlara, geçmiş hesaplara takılıveriyor. Üç kişi bir amaç uğruna bir araya gelse üçüncü gün kavga çıkıyor. Abartarak ifade ediyorum elbette ama o üç kişi de ancak tutuklu gazetecilerin özgür kalması için bir araya gelebiliyor.
Son yıllardaki deneyimlerimiz ancak birlikte mücadele edersek bir şeyleri değiştirebileceğimizi gösterdi. Gazetecilerin tek elden çıkan metinleri yayımlamaya ya da okumaya zorlandıkları ve ABD’dekinin aksine bunun dalgasını bile geçemeyeceğimiz günlere hızla giderken, “Orada dur!” diyebilmenin tek yolu önce durdurabilecek güce sahip olmamız gerektiğinin bir an önce farkına varmak.