Yargının tamamen kontrol altına alınmasının yarattığı bu korkunç sonuçların yanında üzücü olan bir diğer mevzu ise bütün bu baskılara direnen sağlam bir metnin altına imza atacak değil 20, 10 tane dahi medya kuruluşunun olmaması.
Basın tarihine biraz aşina olanlar bilirler ki Türkiye’de medya sahipliği kaygan bir zemin bugün AKP MKYK’sinde yarın yok, oysa gazeteciler bu işe asıl emek verenler, onlar hep var olacaklar.
“Sayın Başkan, nasıl gazetecilik yapılacağına biz karar veririz, bu sizin işiniz değil, doğru bilgiye en ihtiyaç duyduğumuz zamanda ‘diktatör’ imajını besleyen basın özgürlüğüne yönelik baskılarla demok-rasi arasında bir seçim yapmanız gerekiyor”