Ceren Sözeri: Gazetecilikten milletvekilliğine geçiş

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Gazetecilikten milletvekilliğine ya da siyasi danışmanlığa geçiş ve ardından geri dönüş oldukça tartışmalı bir konu. Gazeteciliğin olmazsa olmaz “temas-mesafe” kuralına aykırı. Hele ki gazeteci bunu bir “terfi” olarak görüyorsa durum daha da sakıncalı.

Daha önceleri siyasi kariyer hedefinin Türkiye’de gazeteciliğin bir meslek olarak görülmemesinde önemli bir rol oynadığını belirten tespitler yapmıştım. Geçmişteki kimi örnekler üzerinden hâlâ bazı gazetecilere “aktaran” konumunda olmanın yetmediğini söyleyebilirim. Ancak son yıllarda yaşadığımız temelde demokrasi özelde ifade ve basın özgürlüğü krizleri, tüm indekslerde dibe vurmamız fikrimi biraz değiştirdi.

25. dönemde yani 7 Haziran seçimlerinde HDP’den bir, CHP’den 6, AKP’den 8 gazeteci ve/veya köşe yazarı milletvekili seçildi. Maalesef herhangi bir faaliyette bulunamadılar, hükümet kurulamadı, bu arada çözüm süreci sonlandı, yeniden seçim kararı alındı. 1 Kasım seçimlerinde HDP’den dört, CHP’den altı, AKP’den 14 toplamda 24 gazeteci ve yazar milletvekili seçildiler. Sansürün “normalleştiği”, giderek artan sayıda gazetecinin cezaevine girdiği şu son üç yıllık süreçte CHP ve HDP’den milletvekili olan gazetecilerin bazılarının basın özgürlüğü mücadelesine verdiği destek yadsınamaz.

Eylemlere katıldılar, davaları takip ettiler, gazetecileri cezaevinde yalnız bırakmadılar. Medya politikalarına ilişkin raporların hazırlanmasına ön ayak oldular, uluslararası kurumların desteği için aracı oldular.

Ceren Sözeri’nin yazısı