Birincisi yazının başından da anlaşılacağı üzere kapısına mühür de vursanız, internet yayınlarını da engelleseniz bu mücadelede iktidarın kazanamayacağı açık, daha önce denendi, yarın başka yerden çok daha güçlü çıkar o ses. Zaten bu çabaya girişmek tarihte pek çok örnekte görüldüğü üzere çöküşün simgesi. Sansürlenen kanalları “terörle” ilişkilendirmek ilk sizin aklınıza gelen dahiyane bir fikir değil, hep bu kullanıldı ve hep ters tepti. İkincisi bu devirde eldeki imkanlarınız tamamen susturmaya el vermiyor.
İnternete erişim ve hatta VPN kullanımı bu kadar yaygınken yapılan kafayı kuma gömmekten ibaret. Bir diğer sebepse insanların artık başka türlü yaşanabileceğini görmüş olmaları. Macun tüpten çıktı bir kere geri dönüşü yok. Hatırlar mısınız özel radyoların yaygınlaşıp ardından yasal zemini yok diye kapatıldığı 1993’te “radyomu istiyorum” sloganıyla tüm Türkiye’de çok geniş katılımlı bir protesto gerçekleşmişti, hepimiz yakalarımızda, araba antenlerinde siyah kurdelelerle dolaşmıştık.
Çünkü artık devlet tekelinde yayıncılığa mahkum olmadığımızı biliyorduk. Kürtçe yayın yasağını kaldırmakla övünürken bugün Kürtçe yayın yaptığı için bir çizgi film kanalını kapatmayı çocuklara bile anlatamazsınız. Binbir emekle, mücadeleyle kurulan, izleyicisiyle, dinleyicisiyle bu kadar özdeşleşen kanalları OHAL rahatlığında susturabileceğini düşünmek iktidarın en azından medya tarihi konusunda hiçbir şey bilmediğinin göstergesi.