Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Çin’in Suriye’ye yatırım ve savaş sonrası toparlanma döneminde destek sözü vermesinin jeoekonomik nedenlerinden biri, Tartus ve Lazkiye Limanlarının Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Yunanistan’daki Pire, İsrail’deki Hayfa ve Lübnan’daki Trablus gibi kritik konteyner terminallerine yakınlıkları. Yani, Suriye, Çin’i Avrupa pazarlarına bağlayan tedarik zincirleri için önemli.
Türkiye de, Suriye iç savaşının “kazananı” olarak Suriye’de rejim değişikliği sonrası toparlanma döneminden ekonomik olarak faydalanabilecek bölgesel güçlerden biri olarak görülüyor. Altyapı yatırım ihalelerinin Türkiye’li şirketlere verileceğine kesin gözüyle bakılıyor. Öte yandan, Türkiye’nin yeşil enerji gibi AB’nin destekleyeceği altyapı çalışmalarını gerçekleştirebilecek teknolojisi ve eğitimli kadroları yok. Bu gibi konularda adres, maliyetin düşüklüğünden de dolayı, Çin.
Çin ve Türkiye, Suriye’de yeni kurulacak hükümetle hem Uygurlarla ilgili güvenlik meselelerinde hem de ekonomik rekabet alanında karşı karşıya gelecek gibi görünüyor. Türkiye, ekonomik olarak Çin’le ilişkileri iyi tutmaya çalışırken bu yeni boyutu nasıl idare edecek?