Ceren Ergenç: Çoklu ittifaklar güç ilişkilerinden ve tarihsel hiyerarşilerden muaf değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AB, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Kanada ve Avustralya gibi teknoloji orta güçleri, çoklu ittifaklar yoluyla Çin ve ABD arasındaki “ikinci soğuk savaş”ta yeni bir “bağlantısızlar hareketi” yaratmaya çalışıyor. Ancak bu ittifaklar hem siyasi bütünlükten hem de yerli sermayenin desteğinden şimdilik mahrum.

Yakın zamanda “bütün serbest ticaret anlaşmalarının anası”nı imzalayan AB ile Hindistan arasındaki ilişki, orta güç iş birliğinin hem potansiyelini hem de yapısal çelişkisini yansıtıyor. Yenilenebilir enerji ve yeşil çelik, Çin’e alternatif yaratma hedefi etrafında şekillenen iki kritik sektör olarak geçiyor.

Hindistan devleti AB sermayesini çekmek için sübvansiyon ve vergi avantajları sağlıyor, ama ucuz emek esas cazibe noktası olduğu için çalışma koşullarını iyileştirmiyor. Bu ‘işbirliğinin’ neoliberal küreselleşme döneminde Batı sermayesinin, üretimi Asya’ya taşımasından farkının Hindistanlı mühendislerin inovasyon süreçlerine dahil edilmesi gösteriliyor ama bu süreçler kurumsallaşmış değil ve Hindistan’ın sanayileşmesine, yeni teknolojilerde fikri mülkiyet haklarına ne kadar katkı sağlayacağı meçhul.

‘Çoklu ittifaklar’ içinde bulunduğumuz yeni dönemin küreselleşmesi olarak büyük heyecanla sunuluyor. Ancak tıpkı küreselleşme gibi çoklu ittifaklar da güç ilişkilerinden ve tarihsel hiyerarşilerden muaf değil.

Ceren Ergenç’in yazısı