Can Coşkun: İmamoğlu, AYM kararını içtihata sunacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Anayasa Mahkemesi’nin geçtiğimiz haftalarda verdiği bir hak ihlali kararı, meşhur “siyasi yasak” davasını yakından ilgilendiriyor.

AYM özetle, davalarda tanıkları dinleyen hakimlerin değiştirilerek, kararın başka bir mahkeme heyeti tarafından verilmesinin hak ihlali olduğuna hükmetti. Söz konusu karar 15 Kasım tarihinde Resmi

Gazete’de yayımlandı.

Bunun üzerine, mahkeme heyetinin değiştiği İmamoğlu’na siyasi yasak davasının da bu karardan etkileneceği konuşuldu. Zira; İmamoğlu’nun yargılandığı söz konusu “ahmak davası”nda önce yerel mahkeme hâkimi daha sonra da istinaf heyeti değiştirilmişti.

Kararın üzerinden 11 gün geçti.

AYM kararı, İmamoğlu’na siyasi yasağın bekletildiği İstinaf Mahkemesi tarafından dikkate alındı mı?

Bunun için İmamoğlu cephesinden bir başvuru yapıldı mı?

Bu soruları, İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat’a sordum.

“İstinaf Mahkemesi’nin AYM kararını kendiliğinden dikkate alması gerekecektir” yanıtını verdi.

Polat, İmamoğlu adına yine de bir girişimde bulunacaklarını söyledi:

“Bu hafta kısa bir üst yazı ve beyan ile AYM kararını içtihat mahkemesine sunmayı düşünüyoruz. Yargıtay içtihatlarını kastediyorum. Anayasa Mahkemesi’nin de adil yargılanma hakkı kapsamında bu ilkeyi değerlendirdiği kararları var.”

Gerekçesini de şöyle açıkladı:

“Hakim değişikliği nedeniyle tekrarlanması gereken usuli işlemlerden birisi de doğrudan doğruyalık ilkesi gereğince sayın İmamoğlu’nun yeni hakim önünde de ifade ve beyanlarını sunmasıdır. Böylelikle hakim isnat edilen suç konusunda sanığın ne dediğini ve samimiyetini gözlemleme, dava konusu olayın aydınlatılabilmesi için soru sorabilme imkanı bulabilecek, sanık da meramını yeni hakime anlatma imkanı bulabilecektir.”

Can Coşkun’un yazısı