Ölen 4 kişiden üçünün HDP’li olmasına rağmen ısrarla “AKP saldırıya uğradı” başlıkları atılmaya devam ediliyor. Ölen 4 kişiden 2’sinin hastaneye yapılan baskınla öldüğü özenli biçimde saklanıyor. Bir dükkan içinde başlayan ağız dalaşı sonunda AKP’li bir milletvekilinin korumalığını yapanların (muhtemelen polis) otomatik silahlarla ateş açması da söz konusu edilmiyor. Seçim çalışması yapanların niçin bellerinde silahla dolaştığı da sorgulanmıyor. Bu sefil medyanın da 24 Haziran günü sonunun gelmesi gerekiyor. Sırf bir kişinin tek adamlığının sürdürülmesi için hepsinin boynunu bu kadar eğmesinin utancını bir gün mutlaka yaşamalılar. AKP adayı Erdoğan’ın mahalle temsilcilerine “7 Haziran’ı bir daha yaşayamayız” demesinin hemen ardından patlayan Suruç olayını çok iyi değerlendirmek gerekiyor. AKP’nin 7 Haziran yenilgisinden sonra terör dalgası esmiş halkı 1 Kasım’da yeniden AKP’ye iten ilk olay Suruç’ta yaşanmıştı. Bu kez böyle olmayacak.