Bursa’da kendisinden boşanmak istemesini bahane ederek evine dinleme cihazı koyduğu eşini öldüren adam, “İlk darbeyi hatırlıyorum. Diğerlerini hatırlamıyorum” dedi.

Nilüfer ilçesindeki Görükle mahallesindeki bir markette çalışan 35 yaşındaki Fatma Açıkgöz, 41 yaşındaki eşi Tahsin Taner Açıkgöz’e boşanma davası açtı. Eşi tarafından tehdit edilen kadına koruma kararı da verildi.
Tahsin Taner Açıkgöz, 2 Şubat’ta işe giden eşini 15 kere bıçakladı. Hastaneye ağır yaralı halde kaldırılan kadın hayatını kaybetti.
Müebbetle yargılanıyor
Açıkgöz’ün ‘kasten öldürmek’ suçundan müebbetle yargılandığı davanın ilk duruşması Bursa 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Tutuklu sanık Açıkgöz, eşiyle iyi anlaştıklarını ancak aralarının 2015’te bozulduğunu söyledi.
Eşinin tartıştıktan sonra yere attığı telefonunu kendisi alınca bir erkek sesi duyduğunu iddia eden Açıkgöz, şunları iddia etti: “Tartıştık ve onu evden kovdum. Sonra çocuklar ile Sinop’taki ailesine tatile gönderdim. Sonra dönmesini istedim. Gelmeyeceğini söyledi. Ben de babamı gönderip çocukları aldırdım. Fatma daha sonra Bursa’ya gelip ayrı bir evde kalmaya ve bir markette çalışmaya başladı.”
Eşinin markette çalışan Murat isimli çalışanla ilişkisi olduğunu öne süren Açıkgöz, “Oğlum aracılığıyla eve cihaz koyup onun yaptığı konuşmaları dinliyordum. Bu görüşmeleri sorunca inkar ediyordu. Murat ile yolda karşılaşıp tartıştığımız zaman oldu” dedi.
‘İlk darbe sonrasını hatırlamıyorum’
Açıkgöz, olay gününü şöyle anlattı: “Telefonla aradığım eşim ‘Artık aramızda hiçbir şey kalmadı’ dedi. Ben de bıçağımla onun işe gitmesini bekledim. Yanına gidip, ‘Değer miydi’ diye sordum. Bana, ‘Sen adam mısın s…. git, şerefsiz’ diye çıkışınca sinirlendim. Bıçakla sol karın boşluğuna doğru vurdum. İlk darbeyi hatırlıyorum. Diğerlerini hatırlamıyorum. Çünkü ağlamaya başlamıştım. Yalnız yanıma gelen bir kişi, ‘Abi yapma’ dedi. Ben de onu, ‘Bu namus meselesi karışma’ diyerek gönderdim. Sonra eşimin kaldığı evine gittim. Çocuklarımla vedalaştım ve polise teslim oldum.”
Kadın cinayeti işleyen erkeklerin, mahkemede ya da poliste verdikleri ifadelerde, cezada ‘tahrik’ indirimi almak için aldatıldıklarını ya da öldürdükleri kişinin kendilerine küfür ettiğini söylemesine sıklıkla rastlanıyor.