Bilim insanları, sadece iki dozda beyin iltihabını ciddi derecede azaltıp ‘hafızayı geri kazandırabilen’ yeni bir burun spreyi geliştirdi. Spreyin etkisi aylarca sürüyormuş.

Son dönemde çok sayıda araştırma, kişinin yaşlandıkça deneyimlediği beyin sisinin, beynin hafıza merkezinin derinliklerinde meydana gelen bir iltihap dalgasıyla bağlantılı olduğuna işaret ediyor.
Bilim insanlarının ‘nöroinflammasyon’ adı verdiği bu durumun, ‘yaşlanmanın kaçınılmaz bir bedeli’ olduğu düşünülüyor.
Fakat fareler üzerinde yapılan yeni bir araştırma, beyin yaşlanmasının ve beyin sisinin temelindeki bu iltihabın bir burun spreyiyle tersine çevrilebileceğini öne sürüyor.
Independent’in aktardığına göre Texas A&M Üniversitesi’nden araştırmacılar, spreyin Alzheimer hastalığı gibi rahatsızlıkların tedavilerinin geleceğini yeniden şekillendirebileceğini ve hatta beyin yaşlanması hakkında bilinenleri bile değiştirebileceğini söylüyor.
Çalışmanın başyazarı Ashok Shetty “Bu tedaviyi geliştirip ölçeklendirdikçe bir gün iki dozluk basit bir burun spreyi, riskli prosedürlerin veya aylarca süren ilaç tedavilerinin bile yerini alabilir” diyor.
Dünya nüfusunun yaşlanmasıyla birlikte gelecek 40 yıl içinde dünyanın çeşitli bölgelerindeki demans vakalarının iki katından fazla artacağı öngörülüyor.
Bu ihtimal hastalığın riski ve şiddetini azaltmak için acil bir ihtiyaç doğuruyor.
Dr. Shetty şöyle diyor: “Yaklaşımımız, yaşlanmanın anlamını yeniden tanımlıyor. Amacımız başarılı bir beyin yaşlanması ve insanların zinde şekilde çevresine bağlı kalmasını sağlamak. Sadece daha uzun değil, daha akıllı ve sağlıklı yaşamı hedefliyoruz.”
Hem erkeklerde hem kadınlarda eşit derecede etkili
Araştırmacılara göre burun spreyi hem erkeklerde hem de kadınlarda eşit derecede etkili. Hatta bir gün felçli insanların beyin fonksiyonlarını yeniden kazanmalarına bile yardımcı olabilir.
Sprey, hücre dışı veziküller (EV) diye bilinen milyonlarca mikroskobik biyolojikten oluşuyor. Bu bileşenler, mikroRNA’lar adlı güçlü genetik yükü taşımak görevi görüyor.
Çalışmanın ortak yazarı Madhu Leelavathi Narayana, MikroRNA, beyinde ‘ana düzenleyici gibi’ davranıyor. Yani, beyindeki birçok gen ve sinyal yolunu ayarlıp düzenlemeye yardımcı oluyor.
EV’lerin yardımıyla mikroRNA’lar beynin koruyucu kalkanını atlatarak doğrudan beyin dokusuna ulaşıp burada emiliyor.
Çalışmanın bir diğer yazarı Maheedhar Kodali “Uygulama yöntemi, yaklaşımımızın en heyecan verici yönlerinden biri. Burun içinden uygulama, invaziv işlemler olmadan beyne doğrudan ulaşıp onu tedavi etmemizi sağlıyor” diyor.
mikroRNA’lar beyne ulaştıklarında, yaşlanan beyinlerdeki kronik iltihabı tetiklediği bilinen NLRP3 ve cGAS–STING gibi protein sistemlerini baskılıyor. Bilim insanlarına göre tedavi, beyin nöronlarının içindeki hücre enerji santralleri mitokondriyi de şarj ediyor.
Dr. Narayana “Oksidatif stresi azaltarak ve beynin mitokondrisini yeniden aktive ederek nöronlara eski enerjilerini geri veriyoruz” diye kaydediyor.
Farelerde başarılı
Burun spreyinin denendiği fareler sadece tanıdık nesneleri değil, aynı zamanda yeni nesneleri ve çevrelerindeki değişiklikleri algıladı.
Dr. Shetty bunu şöyle yorumladı: “Beynin kendi onarım sistemlerinin devreye girerek iltihabı iyileştirdiğini ve kendini yenilediğini görüyoruz.”
Burun spreyi için ABD’de patent başvurusu yapıldı. İlacın beyin yaşlanması tedavisinde çığır açacağı umuluyor.