Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Günümüzde devletin temel organ ve fonksiyonları yasama, yürütme ve yargı. Monarşiler, krallar, padişahlar sonrası sanayi toplumunun ulaştığı “ulus devlet” modeli esas itibarıyla bu üç fonksiyon ve yapılanmanın birbirleriyle dengesi ve birbirlerini denetlemesi üzerine kurulu. Bugün gündelik hayatımızda karşılaştığımız en küçükten en büyüğe tüm meselelerimiz gösteriyor ki üç fonksiyonu yerine getirmek için kurulmuş tüm mekanizmalarda büyük sorunlarımız var. Güçler ayrılığını değil fiilen tekliğini yaşıyoruz 2017 anayasa değişikliğinden beridir…
Sorunların büyük bir kısmı da devletin fonksiyonları, görevleri, sorumluluğu olması gereken alanların tümüyle devlet dışı aktör ve aygıtlara bırakılmasından kaynaklanıyor. Örneğin bugün sosyal devletten bahsedebilmek mümkün değil. Sosyal devlet ihtiyaç sahiplerine ulusal ve yerel iktidarlardan nakit desteğe indirgenmiş, eğitim ve sağlık özel sektöre, iç güvenlik ya da güvensizlik suç örgütlerine, ulusal ve yerel çetelere bırakılmış durumda. Sosyal adaletten, eğitimde, sağlıkta, istihdamda fırsat eşitliğinden söz edebilmek mümkün değil.
O zaman tekrar soralım “Nerede bu devlet?” Devlet aygıtı ve kumanda eden iktidar mahkemeleri ve maliyesiyle, kontrol ettiği medyasıyla siyasi muhaliflerin peşinde koşarken asıl işlevini, sorumluluğunu unutmuş görünüyor. Halbuki tüm yaşananların bizatihi sorumlusu bu iktidar.
Geldiğimiz yer düzende ve iktidarı oluşturan zihni koalisyonda tektonik çöküş bir bakıma. Yani içe doğru göçük. Çünkü henüz muhalefet siyasi düzende gidişata müdahale edebilecek siyasi manevraları geliştirebilecek, gündemi belirleyecek bir ana unsur olamıyor. Öte yandan hayat da bu düzeni zorluyor. Düzen kendi belirleyici aktörleri arasında henüz detaylarını, derinliğini bilemiyor olduğumuz dinamikler ve gerilimlerle içeriye doğru çöküyor gibi görünüyor.
Her zaman umut var, bu krizden çıkış için de…