Bekir Ağırdır: İran'ın geleceği gerilimli ve uzun bir dönüşüm sürecine benzeyebilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İran’da devlet aygıtının güçlü olduğu sıkça vurgulanır. Yüzlerce yıllık devlet geleneğine sahip bir ülkeden söz ediyoruz. Molla rejimi döneminde güvenlik kurumları, bürokrasi ve ekonomik ağlar birbirine bağlı güçlü bir yapı haline geldi.

Bu nedenle ani bir çöküş senaryosu kolay görünmüyor. Ancak rejimin toplumsal meşruiyetinin aşındığı da açık. Ekonomik krizler, yaptırımlar ve genç nüfusun beklentileri devlet ile toplum arasındaki mesafeyi büyüttü. Son yıllardaki protestolar da bu gerilimin açık göstergesi.

Birçok gözlemci İran toplumunda derin bir kültürel dönüşüm yaşandığını vurguluyor. Genç kuşakların değerleri ve siyasal beklentileri mevcut rejim ideolojisinden oldukça farklı.

Eğer toplum değişirken devlet değişmezse bu durum uzun vadede sürdürülebilir değildir.

İran’da büyük bir kaos mu yaşanacak yoksa bir dönüşüm mü? Muhtemel süreç büyük olasılıkla devlet ile toplum arasındaki etkileşimin ürünü olacaktır. Kısa vadede devlet aygıtının düzeni koruma refleksi, orta vadede ise toplumsal değişimin siyasal sisteme doğru baskı yapması…

Başka bir deyişle İran’ın geleceği ani bir devrimden çok gerilimli ve uzun bir dönüşüm sürecine benzeyebilir.

Bekir Ağırdır’ın yazısı