Başsavcılık fezlekesi: Kılıçdaroğlu'nun dokunulmazlığı kaldırılsın

 

 

Ankara başsavcılığı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaretten dört yıl sekiz aya kadar hapisle yargılanabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılmasını istedi.

Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın yakınlarının bir vergi cennetindeki şirkete gönderdiği paralara ilişkin dekontları göstermişti Fotoğraf: DHA

Sabah’tan Ersan Atar’ın haberine göre Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun 5 Ocak’ta Beşiktaş belediyesinde yaptığı konuşmayla ilgili suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu üzerine Ankara başsavcılığı da fezleke hazırladı.

11 sayfalık fezlekede, Kılıçdaroğlu’nun ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan bir yıl iki aydan dört yıl sekiz aya kadar hapis istemiyle yargılanabilmesi için dokunulmazlığının kaldırılması istendi.

Fezlekede ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun, Erdoğan’ın yakınlarına dair Man Adası’ndaki bir şirkete ait paylaştığı belgeler, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarına dair tapeleri örnek göstermesi, Erdoğan’ın ‘FETÖ’nün siyasi ayağı olduğuna dair yaptığı konuşmadaki sözleri de yer aldı.

Fezlekede şöyle dendi: “(Kılıçdaroğlu’nun) ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçunu işlediği, sözlerinin tahkir edici olup küçültücü değer yargıları içeren ibareler ihtiva ettiği ve küçük düşürücü nitelikte kullanıldığı, kullanılan sözlerin eleştiride bulunmak ve düşünce açıklaması sınırlarını dolayısıyla hukuka uygunluk sınırlarını aştığı, bu eleştirilerin aşağılama ve küçük düşürücü nitelikte olduğu dolasıyla ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçunun unsurlarını taşıdığı anlaşılmıştır.”

Kılıçdaroğlu’nun yargılanabilmesi için hazırlanan fezlekenin devamı şöyle: “Bir kimsenin somut fiil ya da olgu isnat edilerek veya sövmek suretiyle zedelenen onur, şeref ve saygınlığı, hakaret suçunun konusunu oluşturmakta. Bir söz ve davranışın küçük düşürücü nitelikte bulunup bulunmadığı, örf ve adet, tarafların sosyal konumu fiillerin işlenmesi sırasındaki özellikler ve kamuoyundaki yaygın kanaatler dikkate alınarak belirlenmeli. Cumhurbaşkanına hakaret ve sövme suçunun oluşması için de onun sosyal değeri konusunda kendisinin veya toplumun sahip olduğu düşünce ve duyguları sarsıcı fiil veya sıfatlar isnat veya izafe edilmemelidir.”