CANAN COŞKUN
canancoskun@diken.com.tr
@canancoskun
Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, usul usul yıkımına başlanan eski Fransız yetimhanesini Tophane gençlerinin buluşma noktası yapma ‘temennisinde.’
Başkan gazetecilere kartonpiyer atölyesi ve kafenin tahliye edildiği, merdiven ve terasın söküldüğü yapı için hukuki sonucu bekleyeceklerini anlatırken öte yandan belediye ekipleri peyzaj çalışmasını sürdürüyordu.

Binanın özelliği ne?
Eski Fransız Saint Joseph Yetimhanesi’nin inşası 1868’e dayanıyor. Tarihi kayıtlara göre Sultan Abdülaziz tarafından Katolik topluluk Aziz Vincent de Paul’un Hayırsever Kızları’na verilen bina 1957’ye kadar faal olarak kullanılmış. Sonrasında uzun yıllar zanaatkarların atölye olarak kullandığı binada Yıldız Sarayı, Pera Palas ve Huber Köşkü gibi İstanbul’un birçok simge eserinin kartonpiyer kalıpları da bulunuyor.
Ne olmuştu?
Haziranda Beyoğlu belediyesi zabıta ekipleri ve çevik kuvvet polisleri, binadaki işletmeleri tahliyeye girişti. Baskında kartonpiyer kalıplarının yapıldığı atölyenin tüm malzemelerine el kondu.
Belediye ekipleri ekimde yetimhane döneminden kalma sera ve merdiven demirlerini söktü.
Dahası belediyenin talebiyle defterdarlık tarafından binaya kayyım atanması kararlaştırıldı. Fransız başkonsolosluğu, kararın iptali için mahkemeye başvurdu. Ancak belediye ekipleri geçen haftasonu bahçedeki terası yıktı.
‘Tophane gençlerinin buluşma noktası’ olacakmış

Diken’in süreci haberleştirmesinden bir gün sonra Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, yetimhanenin bahçesinde Habertürk televizyonuna konuştu. Yapının ‘Tophane gençlerinin kültür, sanat ve spor faaliyetleriyle ilgili buluşma noktası olacağını’ söyledi. Başkan, binadaki kartonpiyer arşivine ilişkin soruya ise “Müze falan yok burada” diye yanıt verdi.
Yıldız, söyleşinin ardından Diken ve Duvar’ın sorularını yanıtladı.
Restorasyon süreci de işliyormuş
Burada yapılan çalışma için koruma kurulu veya anıtlar kurulundan izin alındı mı?
Kimin mülkiyetiyse o yapacak. Zaman içinde kayyum restorasyon konusunda yetki verir, restorasyonunu yap der, yapılması ve yeniden ihyası konusunda yetkilendirilirsek elbette, neden olmasın?
Orada da tarihi eserlerin restorasyonu bir takım prosedürlere bağlı. Anıtlar Yüksek Kurulu kararlı, onaylı projesi… Bunun için ilgili arkadaşlarımız, mimarlar da süreci takip ediyor. Anıtlar Yüksek Kurulu’yla o süreç yürüyor.
‘Getirelim TIR’ları, kamyonları’
Simge yapıların alçı süsleme kalıpları ne olacak?
İçerideki eşyaların zarar görmemesi için yaklaşık bir yıldır müsaade ediyoruz. Olur da iddia ettiği gibidir, kültürel ve tarihi eser nitelikleri vardır, bunların başka bir yere taşınması konusunda biz de yardımcı olalım. Getirelim TIR’ları, kamyonları mesela. Tarihi eser iddiasını kabul ederek zarar görmesin diye ön ayak olduk ama bir yıldır “Bunlar müze, burada kalacağım” demekle… Mülkiyet sizin değil, size verilmiş bir kira sözleşmesi yok.
‘Sadece peyzaj düzenlemesi yapıyoruz’
Çalışmalar için hukuki sürecin tamamlanmasını bekleyecek misiniz?
Elbette. Hukuki süreç tamamlanmadan binayla ilgili bir tasarrufumuz olmayacak. Sadece bahçeyle ilgili peyzaj düzenlemeleri yapıyoruz. Çocuklar gelsin, bu bahçede oynasın, koşsun.
İleri sürülen farklı belgeler var, tahsis vs gibi. Türkiye Cumhuriyet devletinin de ileri sürdüğü belgeler vardır. Ona mahkeme karar verecek. Mahkeme süreci devam edene kadar belediye olarak diyoruz ki “Ali’nin Veli’nin değil, belediye burayı alsın, Beyoğlu’nun gençlerine tahsis etsin.”
Velev ki mahkeme farklı bir karar verebilir. Başımızın üstüne. Bu tür yerlerle ilgili kanun çok açık: Mülkiyet belli olana kadar kayyum atanır. Biz de kayyuma, mahkemeye dedik ki “Burayı gençlere açalım. Tophane gençlerinin gidecek yeri yok, oynayacak yeri yok. Onlara bir imkan sunalım.”
Burası Türkiye’ye aitse bugüne kadar neden harekete geçilmedi? Fransa başkonsolosluğuyla görüştünüz mü?
Madem Fransızlara ait niye bu hale getirdiler? Konsoloslukla da görüşüldü. Başkonsolosun sözünü şifahen söyleyeyim size: “Kabahat bizde. Bu halde bırakmışız burayı.” Biz müdahil olmasak…
İnşallah yargı süreci biter, buranın restorasyon süreci başlar ve burası kurtarılır. Bizim derdimiz bu.
İBB’ye seslendi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’yla bir iletişiminiz oldu mu?
Geldiler buraya, baktılar. E kurtarsınlar, yapsınlar bir şey. Öyle lafla olmuyor. Gazetecilere beyan vermekle olmuyor. Yaptığım işin yüzde 100 doğru olduğuna inanıyorum. 70 yıldır buranın hakkını, hukukunu gasp edecek biri. Bize diyecek ki “Çıkın gidin. Sizi burada istemiyorum.” Ben de Beyoğlu’nda belediye başkanlığı yapacağım, öyle mi? Mümkün mü öyle bir şey ya? Burası Beyoğlu’nundur.
‘Buluşma merkezi’ başkanın temennisiymiş
Yıldız’dan sonra basın danışmanı ve yardımcısı da gazetecilere bilgi verdi.
Yıldız’ın dile getirdiği kültür, sanat ve spor merkeziyle ilgili bir imar planı olup olmadığı sorusuna ‘onun başkanın temennisi olduğu’ yanıtını aldık.
Fotoğraflarla yalanladı
Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş, yapının çatısının yıkık olduğunu ve kimse için sağlıklı bir yapı olmadığını savundu. Ancak belediye tarafından tahliyeye zorlanan atölye sahibi Cemal Cinbiz, bu iddiayı fotoğraflarla yalanladı. Cinbiz, Fransız büyükelçiliğinden izin alarak çatıyı ve binanın cephesini yaklaşık 10 yıl önce tamir ettirmiş. Bu sırada da fotoğraflar çekmiş.

Cinbiz ve yine tahliyeye zorlanan Rum marangoz Sava Kotam, başkan Yıldız’ın yapıyı kullanan kişilerin kira sözleşmesi bulunmadığı iddiasını da 2016 ve 2017 tarihli sözleşmelerle yalanladı. Cinbiz ve Kotam’ın sözleşmesinde kiraya veren taraf Katolik topluluk Aziz Vincent de Paul’ün Hayırsever Kızları olarak görülüyor.


Cinbiz, yetimhane binasında altı işletme bulunduğunu söyleyerek şunları dedi: “Ben binayı orijinal haliyle korurken diğer kiracılar tarihi eser olan binanın içinde ve dış yüzeyinde değişiklikler yaptı. Asansör bile yapılmasına izin verildi. Belediye ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından buralara yapım ruhsatı da verildi.”
Cinbiz, “Yoksa belediye başkanı birilerinin menfaati için mi çalışıyor” diye sordu.