Başbuğ'a göre 'Terörün kökünü kazırım' demek 'hamaset': Yalnız 'güvenlik'le olmaz

 

Eski genelkurmay başkanı İlker Başbuğ, Türkiye’nin 7 Haziran seçimlerinden sonra yöneldiği güvenlikçi politikaların tek başına yeterli olmadığını belirterek, ‘Terörün kökünü kazırım’ ifadelerinin ‘hamaset’ olduğunu söyledi.

‘Yalnız güvenlikle başarı sağlanamaz’

ilker basbug

Hürriyet’ten Çınar Oskay’a konuşan Başbuğ, ‘terör’ ve ‘terörist’le mücadelenin farklı boyutları olduğunu belirtip, “Teröristle mücadele askere, terörle mücadele devlete aittir. Bu ikincisinin ekonomik, sosyokültürel, psikolojik harekat, uluslararası siyaset boyutu vardır. Yalnız ‘güvenlik’le başarı sağlanamaz. Ama güvenlik alanını dışlayarak da olmaz. ‘Diğer alanlarda mücadeleyle çözerim’ dediniz, işte sonuç bu” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun sıklıkla kullandığı ‘Kökünü kazıyacağız’ söylemini de eleştiren Başbuğ, “Terörün kökünü kazırım filan, bunlar hamaset. Sıfırlamak terörle mücadelenin kitabında yok, marjinalize edeceksiniz” dedi.

‘Beş kere bitmiş ama gene var’

Örgüte her geçen gün yeni katılımlar olduğuna dikkat çeken Başbuğ’a göre, katılımların önlenmesi devletin işi, ancak iş bununla bitmiyor: “Ben birilerini etkisiz hale getiriyorken, o gün örgüte 100 kişi katılıyorsa, bu fasit dairedir. Katılımların önlenmesi devletin işidir. Sınırımız olan ülkelerde güvenlikli bölgeler varsa, ortadan kaldırmak gerekir. Örgütün silahlı gücü beş altı bin kişidir. Biz 30 bin kişiyi etkisiz hale getirmişiz. Yani beş kere örgütü bitirmişim, ama gene var. E kardeşim, katılımı önlemiyorsun!”

‘Dünyanın en ahlaksız insanları’

Yargıtay’ın usul ve esastan bozduğu, bir döneme damgasını vuran Ergenekon davasını da yorumlayan Başbuğ, “Bu komployu planlayanlar ve icra edenler için elbette çok şey söyleyebilirim. Ama bugün ben onların salt hukuk açısından dünyanın en ahlaksız insanları olduğunu söylemekle yetineceğim. Bu komploya suçsuz yere bulaştırılan herkesin beraat edeceğine inancım tam” dedi.

‘Nazım’ı tanımamışım’

Başbuğ, kişisel hayatından da detaylar verdiği söyleşide, ilk kez cezaevinde kaldığı süre içinde Nazım Hikmet’i gerçekten tanıdığını belirterek, şunları söyledi: “Samimi konuşayım; şiir kitaplarıyla ilk kez orada karşılaştım. İlki; Hıfzı Topuz’un Nâzım Hikmet’i anlatan ‘Hava Kurşun Gibi Ağır’ı oldu. Tanımamışım. Bu devlet ona çok büyük haksızlık yapmış. Şiirimde bir özür var. İlk cümlem: ‘Yaban ellerinde, mezarının başında yabancıyım sana. Sonra, ‘Utandım” diyorum.”