Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
MHP’den gelen açıklamalarda kullanılan “devlet aklı” ifadesi, Bahçeli’nin çıkışının MHP buluşu olmadığını, Erdoğan ve güvenlik bürokrasisiyle planlama yapıldığını gösteriyor. Öcalan’ın yapacağı açıklamaya duyulan güven ve “ne Kandil ne Edirne, adres İmralı” söylemi ise Öcalan ile görüşmelerin adım atma aşamasına geldiğini gösteriyor. 2023 seçimlerinde “Çözüm adresi Meclis” diyen muhalefeti hain ilan eden iktidarın bugünkü tavrı ise çözüm denilen pazarlıkların yine kapalı kapılar arkasında süreceğini anlatıyor.
Gazze ile başlayan operasyonun İran’a doğru yayıldığını gören iktidar hem Öcalan üzerinden bölgesel Kürt kartını eline almaya çalışacak. Hem anayasa konusunda kırmızı çizgileri belirsiz DEM’i Öcalan üzerinden Meclis’teki 400 vekil denklemine sokacak. Hem de beş senedir kendiliğinden bir blok olarak hareket eden muhalefeti parçalayarak ve karşı cephesinde doğallığında konumlanmış Kürt yurttaşların iktidarla ilişkisini yeniden tanımlayarak seçime doğru giden yolda yeni bir denklem kuracak.
Meselenin ilginç bir yanı ise birinci çözüm sürecinde engel sayılan CHP’nin yöneliminin, iktidarın bugünkü adımlarını tamamlar nitelikte oluşu. Haliyle ikinci çözüm sürecinin en güçlü karşıtı MHP dışı keskin milliyetçilerin bloku olacak.
Erdoğan 22 yıldır her ittifakını bir düşmanla denkleştirdi. Her havucunun ardında bir de sopa tuttu. Birinci açılım süreci “demokrasisi”nin faturasını hapishanede ödeyenleri hatırlayın. Bu dönemde de içeriden çıkacakların yerini belli ki yol üstünde engel olan başkaları dolduracak.