Barçın Yinanç: İbrahim Kalın en az görünür olması gereken bir ortamda Jolani'nin direksiyonda olduğu arabadan görüntü verdi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Seleflerine oranla, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan basının karşısına çok daha az çıkıyor.

Ancak, istihbarat başkanı ne kadar az görünür olmak durumundaysa, Dışişleri Bakanı’nın da hem içerde hem de dışardaki iletişime önem vermesi gerekiyor. Malum kamu diplomasisi denen bir kavram var.

İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın tam da en az görünür olması gereken bir ortamda, Beşar Esad rejimi devrildikten dört gün sonra Şam’a gitti. Emevi Camiinde namaz kıldı. Yetmedi HTŞ lideri Jolani’nin direksiyonda olduğu arabadan görüntü verdi.

Kimse bana Türkiye, istihbarat başkanıyla Şam’dan dosta düşmana mesaj verdi demesin. Doğudan batıya, kuzeyden güneye, istihbarat başkanlarının “kör gözüm parmağına” böyle göstere göstere diplomatik mesaj vermesinin örneği yoktur. Tek tük varsa çok istisnaidir. 

HTŞ’nin on günde rejimi düşürmesi, HTŞ’nin kendisini de şaşırttığı gibi, Ankara, Moskova, Tahran ve ilaveten hemen tüm Batılı devletler için sürpriz oldu. Ancak, Beşar’lı bir Suriye kadar, Beşarsız bir Suriye konusunu da olasılık dışı tutmadıkları anlaşılıyor. 

Demem o ki; CIA’sinden MI6’sına, yabancı devletler Suriye’deki süreçlere dair hiç bir şey bilmiyorlardı da mı, Kalın’ın “bakın görün, Esad’ı Türkiye destekli HTŞ” devirdi mesajını böyle doğrudan vermesi gerekti?

Bunu bize böyle satmasınlar.

Barçın Yinanç’ın yazısı