MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “İsrail’in İran’a karşı 13 Haziran saldırısı göstermiştir ki her an tedbir ve teyakkuz halinde olmak coğrafyamızın bize yüklediği sorumluluktur” dedi.

İsrail’in İran’a başlattığı geniş çaplı hava harekatının ardından çatışmalar beşinci gününe girdi. İki ülke de karşılıklı füze salvolarını sürdürürken yüzlerce kişi öldü.
Bahçeli’nin İsrail’in saldırısına ilişkin söylediklerinden öne çıkanlar şöyle:
* Birisi biten diğeri başlayan zincirleme çatışma ve savaşlar hamulesi dünya barışına, beşeri huzur ve istikrar arayışına çok yüksek düzeyde hasar ve zarar vermektedir.
* İsrail’in İran’a karşı 13 Haziran’da başlattığı geniş çaplı saldırı hem bölgemizi hem de dünyanın genelini kaygı ve korku dolu bir bekleyişe hapsetmiştir.
* Bölgesel sınırları aşıp küresel mahiyet kazanma ihtimalinin telaffuz edildiği İran-İsrail çatışmasının nükleer mahreçli yeni bir savaşın kademe kademe altyapısını hazırladığına yönelik iddialar gün geçtikçe derinlik ve etkinlik kazanmaktadır.
* Bir defa şu gerçeğin idrak ve ifadesi fikir ve siyaset namusu adına mecburidir ki, İsrail küresel emperyalizmin kiralık katili, şımarmış ileri karakolu, bölgesel barış ve istikrarın amansız muhalifidir.
* İsrail’in geçim kapısı; savaştır, saldırıdır, şiddettir, şirrettir, şekavettir, şer emellerin takip ve tahkiminden ibarettir. İsrail ile İran arasındaki savaşın derhal sonlandırılması, bölgesel barış ve istikrarın temin edilmesi her ülkenin çıkarınadır.
* Sayın cumhurbaşkanımızın samimiyetle dört bir koldan yürüttüğü diplomasi çabaları son derece değerli, dengeli, derinlikli ve etkindir. Savaşın kazanını yoktur. Barışın kazanınıysa pek çoktur. Türkiye üzerine düşen insani ve vicdani sorumluluğu yerine getirmektedir.
* ABD Başkanı (Donald) Trump’ın da çelişkili ve çetrefilli açıklamaları bir yana bırakarak barışçıl çabalara dürüst ve yüreklice destek olması lazımdır.
* İran’a karşı 13 Haziran saldırısı göstermiştir ki, her an tedbir ve teyakkuz halinde olmak coğrafyamızın bize yüklediği sorumluluktur.
* Bir ordu en yavaş askeri kadar hızlı ilerleyebilecektir. Bir zincir en zayıf halkası kadar kuvvetli olabilecektir. Bugünle bağı zayıflamış mazi-ati bağıntısı da en zayıf yerinden hızla kopacaktır.
* İsrail’i büyütüp ülkemizi küçümsemediğimizi iddia edenler tarihten, hayatın ve hadiselerin bizatihi varlığından ders almayan gafillerdir. Savaşırken düşünmeyi öğrenmiş bir milletin çocukları olarak ihtiyaç duyulan anlarda doğru okumaları, doğru yorumları, doğru değerlendirmeleri yapmak mecburidir.
* Türk milleti barıştan yanadır. Coğrafi manada etrafımızın barış kuşağıyla sınırlandırılması vazgeçilmez hedefimizdir.
* İran ile İsrail arasında derhal barış ve diyalog havası hakim olmalıdır. Aksi halde bölgesel alanda kıvılcımı çakılacak bir savaşın küresel eksene sıçraması halinde hiçbir millet, hiçbir medeniyet bunun altından kalkamayacaktır.
Ne olmuştu?
İsrail 13 Haziran sabah saat 03:00 sularında İran’a geniş çaplı hava harekatı başlattı. Başkent Tahran dahil birçok kent vuruldu.

İsrail, saldırının hedefinde İran’ın nükleer programının bulunduğunu bildirdi.
En az 20 üst düzey komutan, dokuz nükleer bilimci ve 224 sivil öldü, 1277 kişi yaralandı.
Öldüğü resmen açıklananlar arasında İran Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, ülkenin en önemli askeri karargahı Hatam el Anbiya’nın komutanı Gülam Ali Reşid ve Devrim Muhafızları İstihbarat Kurumu Başkanı Muhammed Kazımi var.
13 Haziran akşamıysa İran misilleme saldırılarına başladı. İsrail’in başkenti Tel Aviv’e yüzlerce balistik füze fırlatıldı, ancak çoğu İsrail savunma sistemlerince püskürtüldü.
İsrail, İran’ın 200’ün üzerinde füze fırlattığını, 13 kişinin öldüğünü, 380 kişinin yaralandığını açıkladı.
Bugün İsrail ordusu, Devrim Muhafızları Ordusu Hatemül Enbiya Merkezi Karargahı komutanı Ali Şadmani’yi öldürdüğünü öne sürdü.
İsrail Savunma Bakanlığı (IDF), Şadmani’yi İran’ın savaştaki en kıdemli komutanı olarak kabul ediyordu.