Yani Kürtler, 50 yılı aşkın bir silahlı mücadelenin sonucunda, kesin ve mutlak bir zafer kazanmadıklarının bilincindedirler. Dolayısıyla gelinen noktada Kürtler, 15 Ağustos Atılımı’yla elde etmek istedikleri özgürlüklerini, bugün demokratik yöntemlerle sürdürecekleri mücadeleyle kazanmak istemektedirler.
Elbette mevcut yasanın amaca uygun düzeyde olmadığı, birçok noktada kabul edilemez olduğu ortadadır. Bu anlamda eksiklikleri sayıp dökmek, önemli ve gereklidir. Ancak asıl yapılması gereken, yetersizlikleri gidermek için mücadeleyi yaygınlaştırmak ve büyütmektir.
Tam bu noktada Kürt halkının demokratik talepleri, Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, ana dilde eğitim, yerel yönetimlerde demokratikleşme, sadece Kürtlerin talepleri olarak tartışılmamalıdır. Bu talepler, uğruna mücadele, bütün ezilenlerin mücadelesi olmalıdır.
Bunun için bütün halklar ve ezilenler, birbirlerinin taleplerine sahip çıkarak demokrasi mücadelesini, zafere taşıyabilirler. Böylece ortaya çıkan tarihi fırsat heba edilmemiş hem ezilenlerin talepleri gerçekleşmiş hem de 15 Ağustos Atılımı’yla istenen özgürlük kazanılmış olur.