Aziz Çelik: Kaybın adı 'mahsup makinesi'!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Temmuz 2026’da kamu emekçisi/görevlisi (memur) maaşlarına ve emeklilerinin aylıklarına yapılan artış %13,52 olarak açıklandı. Aynı dönemde, yani 2026’nın ilk altı ayında TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon %17,76 idi. Memurun ocakta aldığı %11 zam, temmuzda enflasyon farkından düşüldü. Enflasyon %17,76, zam %13,52! Kaybın adı “mahsup makinesi”!

Fatura sadece memura değil, 65 yaş aylığından engelli maaşına, evde bakım parasından kıdem tazminatına milyonlara çıktı. Toplu sözleşmedeki tek bir hüküm, memurdan engelliye, yaşlıdan kıdem tazminatı alacak işçiye milyonlarca insanı enflasyonun altında bıraktı. Masada temsil edilmeyen milyonlar, masada alınan bir kararla enflasyona ezdiriliyor. AKP’nin dezenflasyon programına büyük katkı!

Bu bir hesap hatası değil, bir tasarımdır. Ocak 2026’da verilen %11 zam, enflasyon farkından düşüldü. O zam değildi, avanstı. 8. dönem toplu sözleşmesinin zam dilimleri %11-7-5-4 diye azalarak gidiyor. Yani AKP hükümetinin dezenflasyon hedefi doğrudan toplu sözleşmeye yazılmış durumda. Toplu sözleşme zammı enflasyon hedeflemesine bağlanmış durumda. Ancak enflasyon hedefi üç yıldır tutmuyor.

Bir cümlede özetlersek: Fiyatlar resmi olarak %17,76 artarken maaşlar %13,52 arttı. Başka bir ifadeyle temmuz ayında memurların maaşı enflasyon kadar artırılmadı; sadece ocak ayında peşin verilen artış mahsup edilerek enflasyon farkı ödendi. Aradaki 4,24 puanlık makas bir hata değil. Sorumlu, ucube toplu sözleşme düzeninin ürünü olan 8. dönem toplu sözleşme hükmünün ta kendisi. Toplu sözleşmedeki “mahsup makinesi” işledi ve milyonların 4,24 puanını biçti. Bunun etkisi sadece memurlarla sınırlı kalmadı; 65 yaş aylığından engelli maaşına, kıdem tazminatı tavanından evde bakım yardımına kadar milyonlarca insanın geliri bu düşük orana bağlandı.

Peki bu makas nereden çıkıyor, bu mahsup makinesi nedir? Bazı yönleri kaçınılmaz olarak biraz teknik olsa da süreci anlatmaya çalışayım.

Memur zammı iki parçadan oluşur. Birincisi toplu sözleşmede daha önceden yazılmış sabit oran. İkincisi, resmi enflasyon o sabit oranı aşarsa verilen enflasyon farkı. 2026’nın ilk yarısı için sözleşmedeki sabit oran %11’di. Gerçekleşen enflasyon %17,76 olarak açıklandı. Kritik nokta şu: Fark hesaplanırken, ocak ayında verilen o %11 düşüldü. Biraz teknik olacak ama formül şöyle işliyor:

• Enflasyon farkı = 1,1776 ÷ 1,11 − 1 = %6,09

Bunun üzerine 2026’nın ikinci yarısı için toplu sözleşmedeki zam olan %7 eklenir: 1,0609 × 1,07 = 1,1352. Kısaca %13,52 artış demek.

İşte milyonları etkileyen artış oranı bu. Toplu sözleşmenin aritmetik formülü kusursuz işliyor. Sorun zaten aritmetikte değil, toplu sözleşmede yer alan kuralda, mahsup makinesinde.

Bu kuralın anlamı şudur: Ocak ayında verilen %11, gerçek bir zam değil, enflasyon hedefine göre peşin ödenmiş bir avans ve enflasyon onu aşar aşmaz geri alındı. Eğer enflasyon %11’i aşmasaydı geri alınmayacaktı. Cebe giren para geri çıkmadı elbette ama temmuzda alınacak telafiden düşüldü.

Aziz Çelik’in yazısı