Pisa sınavlarında Türkiye’nin ortalamasını düşüren sebeplerin en başında eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanamamış olması geliyor.
Sonuçların temel göstergelerinden birisi okuduğunu anlama ve yorumlama becerisi. Veriler içinde en vurucu olanı da bu.
Pisa sonuçlarına göre anadilimizi öğretememişiz. Yani eğitimden geçtiği halde ‘okuduğunu anlayamayan’ milyonlar var. Uzmanlar bu durumu şöyle örneklendiriyor. “Ankara’nın Türkiye’nin başkenti olduğunu biliyor ama; neden başkenti olduğunu, felsefesini, başkent olmanın taşıdığı anlamı bilmiyor…”
…
Bir diğer ana başlık; matematik ve fen becerilerinin durumu. Aritmetik ve fen becerileri, dijital bilgiyi kullanma ve sorun çözme kapasitesini yakından ilgilendiriyor. Pisa, ölçümleme yaparken, çocukları beceri düzeylerine göre ayırıyor.
6 beceri düzeyinde matematik sorularını cevaplayan bir çocuk, matematiğin felsefesine de hakim olabiliyor. Bizim çocuklarımızın ortalaması ise 2 civarında. Tercümesi; matematikte açık gördüğü işlemleri yapıyor ama daha karmaşığını yapamıyor.
Bilgiyi kullanarak nasıl akıl yürütüleceğini bilmiyor. Bu aynı zamanda hayatın içinde de bir üst işlem seviyesine geçmeyecek ya da bunda başarısız olacak anlamına geliyor. En basitinden metro haritasına bakıp gideceği yere ulaşmakta zorlanacak demek.