AYM, 'cumhurbaşkanına hakaret' verisi paylaşmayan Adalet Bakanlığı'nın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti

Anayasa Mahkemesi (AYM), Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in ‘cumhurbaşkanına hakaret’ davası istatistiklerinin paylaşılması talebini yerine getirmeyen Adalet Bakanlığı’nın hak ihlali yaptığına karar verdi.

X hesabındaki paylaşımına göre Akdeniz, altı yıl önce bakanlıktan TCK 299 ‘cumhurbaşkanına hakaret’ kovuşturma ve TCK 301 soruşturma izni istatistiklerini bilgi edinme hakkı başvurusuyla talep etti.

Adalet Bakanlığı, istatistikleri paylaşmadı. Akdeniz bunun üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurdu. Kurum, bilgilerin verilmesi yönünde tavsiye kararı aldı.

Bakanlık, bu karara uymadı. Akdeniz konuyu idari yargıya taşıdı ancak davası reddedildi.

İstinaf başvurusu sonucunda Bölge İdare Mahkemesi, kararı bozarak Akdeniz lehine hüküm verdi. Karar kesin olmasına rağmen Adalet Bakanlığı bilgileri yine paylaşmadı.

Bunun üzerine Akdeniz, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı.

Anayasa Mahkemesi bugün bilgi edinme hakkıyla bağlantılı olarak ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.

Akdeniz, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi kararının gereğini yerine getirecek mi?” diye sordu.

‘Talebin reddine yönelik müdahaleye meşru bir amaç gösterilemedi’

Gazeteci Alican Uludağ’ın paylaştığı kararının 31 ve 32’nci maddelerinde ihlal gerekçesi şöyle açıklandı.

* Daha önce de belirtildiği gibi Anayasa’nın 26’nci maddesinin kişilere resmi makamlarda tutulan bilgiye ulaşma şeklinde genel bir hak tanımadığını, devlete de elindeki veri ve belgelerle ilgili bilgi verme yükümlülüğü yüklemediğini tekrar hatırlatmak gerekir. Bununla birlikte somut olayın koşullarında yukarıda yer verilen değerlendirmeler bir bütün olarak dikkate alındığında başvurucunun bilgi edinme talebinin reddine yönelik müdahalenin meşru bir amacının bulunduğu idari makamlarca gösterilemediği gibi, başvuruya konu bilgi edinme talebinin kesin nitelikteki bir yargı kararı da bulunmasına karşın idari makamlarca reddedilmesi yönünden ileri sürülen gerekçelerin başvurucunun ifade özgürlüğüne müdahale bakımından ilgili ve yeterli olmadığı görülmüştür. Bu itibarla söz konusu müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamadığı, dolayısıyla demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

* Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26’nci maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

Yaman Akdeniz: Türkiye, Grok’u sansürleyen ilk ülke

En büyükleri 2001’li: Tutuklu yedi gence ‘cumhurbaşkanına hakaret’ten dava

16 yaşında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ten tutuklandı