Aydın Ünal: Gül, FETÖ'cülerin ve ailelerinin oyunu, Batı'nın rüzgarını arkasına alacaktı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Abdullah Gül, kendi siyasi tarihinin kapanış konuşmasını yaparken “risk almaz” yakıştırmalarına pek içerlediğini ifade etti. Oysa öykünün tamamı okunduğunda, “risk almaz” yakıştırmasının son derece isabetli olduğu görülüyor. Çatı adaylığa heveslenirken de Gül’ün kazanacağına dair bir umutla hareket ettiğini dikkatlerden kaçırmayalım.

Gül nasıl kazanacaktı? Muhtemelen stratejisi şuydu: Muhalefet partilerinin tamamının oyunu alacak, FETÖ’cülerin ve ailelerinin oyunu alacak, dindar/muhafazakâr kesimin bir miktar oyunu alacak, Batı’nın, finans çevrelerinin ve uluslararası medyanın rüzgârını da arkasına alacak ve yüzde 50’nin üzerine çıkacaktı.

Kabul edelim ki makul bir strateji. Abdullah Gül, böyle bir denklemi gördüğü için risk almış olmalı.

Siyasette mantık ve matematiğin kuralları her zaman işlemez. Böyle bir denklemin hesap edilemeyen değerleri olacaktı. Örneğin “vefasızlık” ya da “ihanet” değerleri denkleme eksi değer katacak ve sonucu etkileyecekti. Kazanan yine Erdoğan olacaktı. Ancak yine kabul edelim ki, böyle bir denklem, böyle bir strateji, süreci zorlaştıracaktı.

Aydın Ünal’ın yazısı