Aydın Engin: İddianameyi geciktirdiğiniz her gün Silivri'deki arkadaşlarım için 'haksız yere cezalandırma' anlamı taşıyacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İki gün kadar önce haklarında ev arama ve 12’si hakkında da “yakalama” kararı verdiğiniz biz şüphelilerin sonuncusu olan Cumhuriyet Vakfı Başkanı Orhan (Erinç) Ağabeyimizin de ifadesini aldınız. Böylece “savcılık ifadeleri” denen hukuksal süreç tamamlanmış oldu. Artık sizin, hakkımızda iddianame yazmanız, o iddianameyi ilgili ağır ceza mahkemesine yollamanız gerekiyor. Bu konuda iddianame yazımını erteletecek herhangi bir engel ya da bürokratik işe gerek kalmadı.

Yazacağınız iddianameyi Ağır Ceza Mahkemesi kabul edince, bizler “şüpheli”den “sanık” konumuna terfi ederiz (tıpkı sizin gibi yani), ardından da mahkemenin karşısına çıkarız.

Yüksek makamınızdan talebim şudur:
Lütfen iddianamemizi yazınız ve bizleri yetkili ağır ceza mahkemesine sevk ediniz. Iddianameyi geciktirdiğiniz her gün Silivri’deki arkadaşlarım için “haksız yere cezalandırma” anlamı taşıyacak. Çünkü satır satır bildiğim dosyanıza bakan ve hukukçu olduğunu unutmayan her yargıç arkadaşlarım hakkında en azından “Tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmelidirler” kararı verir.
Tabii buna da gerek duymadan “Böyle kanıtlarla karşımıza gönderilen sanıkların, işi ve lafı uzatmadan, hukukun ve adaletin yara almasına fırsat vermeden tek celsede beraatlarına karar verdik” demezlerse…
Saygılarımla.
Imza: Tutuksuz “şüpheli” Aydın Engin

Aydın Engin’in yazısı