Aydemir Güler: Düzen muhalefeti iktidarın alternatifi değil tamamlayıcısıdır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Fon soygunu konusunda önerge veren partilerin toplam vekil sayısı ise 238. Buna AKP, MHP ve Hüda-Par dışında kalan diğerlerini de eklersek 266’ya ulaşıyoruz. Bu küsuratın ne kadarının “muhalif” olduğu karışık olabilir, ama konumuz açısından önemi yok. Oturumun sonunda oylama yapılmasını isteyeceği açık olan partilerin sandalye sayısı, 151’in üstünde zaten.

Ama sandalye sahiplerini ara ki bulasın! Üç beş değil, yüzden fazla sandalyenin sahibi bulunamıyor…

İlerleyen günlerde önergeciler toplanıp gelse de, fayda etmedi. İktidar “çoğunluğunu konuşturdu.” Araştırma komisyonu kurulması TBMM tarafından reddedilmiş oldu.

Meclis’in soygunla ilgili bir çalışma yapmasını engelleyen siyasi iktidar yüzsüz olabilir. Ama 6 Ekimde, sadece muhalefetin işinin başında olmadığını göstermiş olmadı. Karşınızda memleketin en yakıcı sorununda bile yüzden fazla fire veren bir muhalefet varken, en haksız konuda, kendi içinde en çelişik durumdaki bir iktidar için bile yekpare tutum almak zor olmaz.

Böyle muhalefet varsa iktidar partilerinin dağılacakları varsa, dağılmazlar!

Olan budur. Ve Zengin’i boş sıraların en öndekinde tek başına oturur gösteren fotoğraf iktidar kadar muhalefetin de “kalitesini” göstermektedir.

Yıllardır aynı siyasi iktidarın sürüp gitmesinde belirleyici olan faktör gerçekten kendi gücü müdür? Yoksa muhalefet bu iktidarın en önemli dayanaklarından biri midir?

Soruya ne yanıt verdiğim belli. Türkiye AKP, MHP ve Hüda-Par’ın toplumsal kaynaklarından gelen kadroların yönetebileceği bir ülke değildir. Düzen muhalefeti iktidarın alternatifi değil, tamamlayıcısıdır. Düzenin çarkları, hepsinin bir araya gelmesinin sonucunda dönebiliyor. O çarkların toptan kırılması gerekiyor.

Aydemir Güler’in yazısı