1 Mayıs’ta işçi sınıfının asgari ücret ve emekli aylıklarında reel artışlar sağlanması, en düşük ücretlerin yoksulluk sınırı düzeyine çıkarılması, grev yasaklarının kaldırılması gibi somut taleplerinin yanı sıra siyasi taleplerini de gündeme getirmesi önem kazanıyor.
İşçi sınıfının ekonomik ve sendikal talepleriyle birlikte esas sorunun mevcut kapitalist sistemden kaynaklandığı ifade edilerek düzen değişikliği talebini de öne çıkarması gerekiyor.
“Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” olan 1 Mayıs’ın meydanlarda yüksek bir katılım ve güçlü ses verilerek kutlanması, önümüzdeki mücadele süreci için de önemli bir moral kaynağı olacaktır.
Son dönemlerde gerçekleştirilen Migros depo işçilerinin, Doruk işletmesi madencilerinin mücadelesi ve toplumun çeşitli kesimlerinin bu eylemlere vermiş olduğu destek, bu tarz mücadelelerin ne kadar önemli ve anlamlı olduğunu ortaya koymuştur.
Yerel nitelikli bu tekil eylemlerin daha güçlü bir bağ ile düzen değişikliği perspektifli birleşik bir mücadeleye dönüşmesi, işçi sınıfının önündeki temel hedef olarak belirlenebilmelidir.
Keza toplumsal muhalefetin bu anlayışla ve işçi sınıfının sendikal ve siyasal mücadelesinin birlikteliğini dikkate alarak sürdürülmesi, mevcut “Saray düzeni”nin de son bulmasına önemli katkı sağlayabilecektir. Tüm bu taleplerle haydi 1 Mayıs’ta meydanlara…