24 yıllık AKP döneminde, önce medyanın mülkiyet yapısı değiştirildi, nerdeyse yüzde 95’i “havuz medyası” adı altında siyasal iktidarın kontrolünde yayın yapan organlar haline getirildi.
Türkiye, 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre, 180 ülke içinde 159. sırada bulunuyor. Yani, basın özgürlüğünde son sıralardayız.
Öte yandan TGC (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti) verilerine göre, 2025 yılında 72 gazeteci gözaltına alındı, 3 gazeteci de ev hapsiyle cezalandırıldı. Bu yılın ilk üç ayında ise 15 gazeteciye gözaltı işlemi uygulandı.
Son tutuklanan gazeteciler İsmail Arı ve Alican Uludağ, Ekim 2022’de yürürlüğe giren ve “Dezenformasyonla Mücadele Yasası” olarak adlandırılan 7418 sayılı yasadaki “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçuyla “suçlanıyorlar”.
Şayet bir yanlış veya yanıltıcı bilgi varsa bunun karşılığı, hapis cezası değil Basın Kanunu’nda olduğu gibi “Yanıt ve Düzeltme Hakkı” yoluna başvurmaktır. Hatta bir hakaret varsa bunun hukuktaki yolu da, tazminat davası açmaktır.
Fakat AKP iktidarı, bunun yerine gerçekleri ortaya koyan bu gazetecileri cezaevine koymak yaptırımını uyguluyor. Keza Merdan Yanardağ arkadaşımız da, son derece mesnetsiz ve komik bir “casusluk” suçlamasıyla içerde bulunuyor.